MEHTAP ERELGazeteci/ Yazar
ANNEYİZ BİZ Pazarlama ve İş Geliştirme Yönetmeni
"Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir." demiş Cenap Şahabettin. O dönem medya bugünkü kadar “rengarenk” miydi bilemem ama bu kadar “birisinin bir şeyi” olmadan var olmaya ve dişimle tırnağımla kazıyarak isim yapmaya çalıştığım bir sektörde sanki beni görmüş de söylemiş...
İlk mizah yazılarımı bir araya getirip kitap yapmaya karar verdiğimde gittiğim çok meşhur bir yayınevinin burnundan kıl aldırtmayan editörü kitabımı okumadan bana baktı ve gülümsedi;
O: Senden mizah yazarı olmaz!
Ben: Niye?
O: Gülse Birsel var çünkü o varken sen olmaz
Ben: Niye bir ülkede bir kadın mizah yazarı mı olur?
O: İkiniz de sarışınsınız olmaz
Ben: Ben kazıtayım daha radikal dururum hem, hı?
O: ...
Ben: Şaka yapıyorum
İki ay sonra başka bir yayınevinden hem de millet gibi parasını bastırıp değil cebimden beş kuruş ödemeden, gerçek bir yazar gibi ilk kitabımı çıkardım. Saçlarım hala sarıydı...
Ben iyi yazarım deyip kendi kendime (ben de böyle bir kendi kendine kurulup harekete geçme hali vardır) köşe yazarı olmaya karar verdiğimde “yazar kimliğimle” kapısını çaldığım ve hepinizin de bildiği bir gazetenin Genel Yayın Yönetmeni uzun uzun önce bana baktı ve sonra yazılarıma;
O: Sen seks yazsan aslında biraz
Ben: Ne gibi?
O: Seks tutuyor, daha böyle cinsel içerikli yazsan
Ben: Ama ben mizah yazarıyım seks de yazsam komik olur, oturup ciddi ciddi cinsellik yazacak halim yok
O: İş yapmazsın sen o zaman
Ben: Niye?
O: Yok, seni hafta sonu ekine koyarız ama seks yazmazsan satmaz ayrıca saçlarını da koyu boyatman lazım çünkü böyle çok Ayşe Arman olmuş derler, oradan çakarlar bize...
1 yıl sonra Türkiye’nin en maskülen, en ciddi en büyük yabancı menşeili dergisinde hem Amerika’daki yazı işlerine hem buradaki yazı işlerine yazar olarak kendimi kabul ettirip her hafta kendi köşemi yazmaya başladım. Seksten bahsetmeden sadece mizah yazarak. Saçlarım hala sarıydı...
Büyük bir kanalın Genel Yayın Yönetmeni ile aramızda bir televizyon programı hakkında konuşmaya başladık.
Ben: Sonuçta mizah içerikli bir program
O: Seninle olmaz ama sen çok gülüyorsun
Ben: Mizah çünkü, komik yani
O: Hayır ama, olmaz, Saba Tümer gülüyor biliyorsun ve gülme olayı Saba ile bitti.
Ben: Gülemiyor muyuz artık yani anlamadım ben
O: Gülme olayı satmıyor artık
Şimdi bundan sonra CNN’de sitcom oynadım desem harika olurdu ama yok öyle olmadı. Adam haklı mıydı neydi bilmiyorum ama sarışın ve gülen bir kadın olduğum için çok istediğim mizah programı projesini yapamadım ama zamanı var, onun da sırası gelecek.
Size şunun gibi gülüyorsun, bunun gibi saçın var, şu gibi yazma, bu gibi oturma diyebilirler, desinler. Boş vereceksiniz! Siz bildiğiniz ve inandığınız işi yapmaya devam edeceksiniz.
Etrafınızda birileri sırf ilişkileriyle ya da doğru zamanda doğru insana yalakalık yaptığı için yükselebilir. Takmayacaksınız! Siz sevdiğiniz işi elinizden gelen en iyi şekilde yapmaya devam edeceksiniz.
Çalıştığınız yerde sırf taşlar yerinden oynamasın, aman benim yerime bir şey olmasın diye ayağınızı kaydırmaya çalışanlar olabilir, hatta kaydırabilir bile. Moralinizi bozmayacaksınız! Ayağa kalkıp her şeye yeniden başlayacaksınız!
Ayağınızı kaydıramayanlar abuk sabuk konuşup canınızı sıkabilir, duymayacaksınız! Önünüzdeki işe konsantre olup elinizden gelenin en iyisini çıkarmaya çalışacaksınız.
Çünkü kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın, ne yaşarsanız yaşayın, iş hayatı güzeldir hele de sevdiğiniz işi yapıyorsanız. Ve çalıştığınız sektör ne olursa olsun, etrafınızda ne kadar çapsız, kalitesiz, vasıfsız, basiretsiz, insan bulunursa bulunsun size “ya sen işini iyi yapıyorsun gel bir konuşalım senle bakalım başka ne yapabiliriz” diyebilecek o düzgün azınlığı bekleyeceksiniz.
Benim şansım o insanlara fazla hırpalanmadan rastlayabilmem oldu. O yüzden ne “kaşarlaştım” ne “katılaştım” çok şükür. Yaşanan bir kaç saçmalığa da güldüm geçtim. “Bu kadarı her iş yerinde olur, önümüzdeki maçlara bakalım” diyebildim.
Aynı şansı çalışan tüm kadınlar için ve tüm kalbimle dilerim.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


Yorumlar
KERİM ÖZBEKLER
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.