TUĞBA YÖRÜKOĞLU
İstanbul Üniversitesi isletme fakultesinde son sinifi okurken benim icin sadece lisans diplomasina sahip olmanin yeterli olmayacagini yakin cevremdeki arkadaslarimi ve birlikte staj yaptigim otomativ sirketindeki diger universite ogrencilerini analiz ederek anlamistim. Aslinda daha lise egitimi doneminde ileriki tahsil hayatimi yurtdisinda tamamlamak arzusuna sahip olan biri olarak kafamdaki tek soru hangi ulkedeki programlara katilmak istedigimi belirlemekti.
Hayatim boyunca “ailenin tek cocugu” olma unvanina sahip oldugumdan yurtdisinda uzun bir sure kalmak iki taraf icin oldukca zor olacakti. Universite son sinifta aileme yurtdisi egitimi hakkindaki dusuncelerimi, gerekcelerimi, ve de gerekli olacak tahmini butceyi acikladim.
Daha rahat bir kampus yasami, yogun arastirma sahalari ve daha fazla sayidaki sosyal ag sebebiyle Amerika’yi tercih ettigimden burdaki yuksek lisans programlarini arastirmaya basladim. Bence buyuk bir basari sayilacak olan durum aslinda biraz da beni zorlayacakti, cunku basvurdugum toplam 6 universiteden 5 tanesi kabul edecek ve kendimi biranda secilen degil secen konumunda bulacaktim. Ailem ile beraber yaptigimiz siki bir eleme sonucunda finalist olarak belirledigimiz San Diego State University MSBA in Management (Master of Science in Business Administration) programi ve NewYork State University Albany MBA in Information Systems programi arasinda gidip gelirken, annemin etkileri ve ikliminin guzelligi sebebiyle tercihimi California’dan yani San Diego State’den yana kullandim. 24 Agustos 2004’de ise kendimi ucakta buldum.
Muhtesem bir sehir, harikulade bir iklim ve simsicak bir insanlik karsisinda birinci donemin nasil bittigini bile anlamazken, ikinci donemimde Isletme Fakultesindeki 2 Profesorden, biri pazar arastirmasi ve digeri sosyal sorumluluk ve etik profesoru, RA (Research Assistant – Arastirma Asistani) gorevini aldim. Haftada sadece 20 saat calisarak bana derslerimde zorluk cikarmayacak bu gorevde hem sosyal bir ag kurmaya baslamis hemde butceme ek gelir getirmis oldum. Ucuncu donemimde de RA gorevime devam ettim, ve ayrica TA (Teaching Assistant - Okutman) gorevi aldim. Beni hayatim boyunca hatirlayacagim cok zevkli anilara sahip ettiren bu TA’lik gorevimde Small Business Consultant (Kucuk olcekli isletmelere danismanlik) olarak calistim ve bircok San Diego bazli kucuk sirketlere danismalik yaptim. Yazin yapmis oldugum parasiz stajin (IRC- International Rescue Committee adli vakifta ogrencilerin veri yonetimi) da etkisiyle mezuniyet doneminde CCAT (Center for Commercialization of Advanced Technology) programina kabul edildim. Benim icin buyuk bir basari ve gurur kaynagi olacak bu projede dunyaca unlu Lockheed Martin sirketi, Amerikan Savunma Bakanligi ve Universitemdeki cok degerli hocalarla beraber calistim.
Mayis 21 2006 tarihinde basimda kepim ve uzerimde cubbem adimin dekan tarafindan okunmasini bekliyordum. Iste! Mezun olmustum ve simdi sinirsiz is dunyasi onumde uzaniyordu. Podyumdan indigimde en cok sevdigim Profesor, Michael Cunningham, bana sarilip yine en cok sevdigim cizgi-film olan orumcek adamdaki bir kalibi soylecekti: “Go, get them tiger!”
Yaptigim is basvurulari sonundaki telefon gorusmeleri basariyla geciyor fakat firmalar vizeli birini calistirmaya yanasmiyordu. Pes etmek nedir bilmeyen bir bunyeye sahip olan ben is bavrularima devam ediyordum. Birgun internetteki bir is bulma sitesine(Monster Jobs) koydugum CV’me ulasan A1 Software Solutions isimli firma arayip benimle ilgilendiklerini ve H1-B vizesine de sponsor olacaklarini soylediler. Unisys Corporation’e taseronluk yapan A1 Software Solutions maas, sigorta, ve benzeri isverenlik gorevlerini yerine getiriyor ama ben asil Unisys’e hizmet veriyordum. Unisys’in tayin ettigi kendi musterisinde 2 haftalik egitimim sonunda calismaya basladim. US General Services Administration Public Building Services (GSA PBS) adli musterisi Amerikan federal hukumet ajansi oldugu icin siki bir oz gecmis arastirmasindan gectim ve temiz bir sicil kaydi ciktiktan sonra ancak calismaya baslayabildim. Onceleri sadece San Diego bolgesinin islemlerini denetlerken, ardindan buna Nevada, Arizona ve butun U.S. Pasifik adalari eklendi.
Ise basladiktan yaklasik bir yil sonra Unisys Corporation beni A1 Software Solutions’dan alarak kendi kadrolarina dahil ettiler. Transferimden kisa bir sure sonra is hayatimi etkileyecegini sonradan fark edecegim yeni bir proje muduru atandi. Tam hersey rayina girmis gidiyor derken 2007 sonunda GSA PBS yeniden yapilandirmaya gitti ve benim sorumlu oldugum pozisyonu merkezde, San Francisco, toplamaya karar verdi. Akabinde yayinladigi kamu ihale ilaninda firmalarin Subat 2008 sonunda dek basvurmalari gerektigi yaziliydi. Ardi ardina gelen hakkimdaki oven tavsiye yazismalari sonunda mudurum bu ihalaye girmemiz gerektigine karar verdi. Amerika’daki hayatimin en zor olan kisminin iste bu ihaleyi yazarken oldugunu soyleyebilirim. 2 ay suren, ust duzey yonetim ile siki iletisim gerektiren, cok fonksiyonlulugun olum kalim farki yarattigi bu donem sonunda hazirlayip gonderdigimiz ihalenin sonucu Nisan ayinda lehimize olarak aciklandi ve siki rakibimiz olan Booz-Allen Hamilton’u geride birakarak $1,000,000.00 degerinde 4 yil opsiyonlu sozlesmeye imza ettik.
Mayis 2008’de San Diego’dan San Francisco’ya tasinirken kullandigim arabanin direksiyonunda Amerika’daki butun bu 4 yil gozumun onunden geciyor ve kendime bunun yeterli olup olmayacagini soruyordum. Hayir, daha yapabilecegim seyler vardi, hikayem burda bitmeyecekti.
San Francisco’daki birinci yilim San Diego’dakine gore daha zorlu gecti. Bunun sebepleri butun arkadaslarimi geride birakip kimseyi tanimadigim bir sehre gelmek, iklimsel olarak cok daha soguk ve sert olmasi, her ne kadar hukumet ajansi ayni olsa da artik HQ ofisinde ve is ortaminda bulunmak, kendimi tekrardan kabul ettirme hissi ve en nihayesi artik “ ekip sefi” oldugumdan basarisindan sorumlu 4 elemanimin olmasi…
Ekibime 3 aylik bir egitim verdikten sonra, ayda 750 islem hacmiyle calismaya basladik ve 4 ay sonra sonuclar istedigimiz gibi cikiyordu. Aylik olarak aciklanan raporlarda ulke genelinde ekibimiz ya birinci yada ikinci oluyordu. Hedefledigimiz rakamlari tutturdugumuzdan musterimiz (GSA PBS) yola bizimle devam karari aldi ve ikinci yili, 2009-2010, da imzaladi. Bunun sonucunda aldigim terfi ile yeni hedeflere goz dikmek zorundaydim. Artik operational management’dan ayrilip people management’e gecmeliydim. 2010 yilinda daha cok ekibimindeki bireylerin kisisel gelisimi ve ekip ruhunun pekismesi icin calistim. Uyguladigim kisilik analiz testleri, yakinen takip ettigim birseysel gelisim planlari, yaptigim haftalik ekip toplantilari, is sonrasi duzenledigimiz happy hourlar, ve aylik oynadigimiz ekip ruhunu gelistirecek oyunlar sonunda ekibimin artik kendi basina basarili bir devamlilik saglayacagina kanaat getirdim. Buarada musterimiz de 2010-2011 opsiyonel 3. yili imzaladi.
Daha fazla yurtdisinda kalma niyetinde olmadigimdan Mayista Unisys’in yesil kart sponsorluk teklifini geri cevirerek ulkeme donme karari aldim. Son 6 yildir Amerika’da ne kadar mutluysam, son 4 aydir da ulkemde o kadar mutluyum.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

