Araçlar
Kayıt Giriş

zamanehatunlari.com

BURADASINIZ: Ana Sayfa » Hikayeleriniz » Ben bir hemşireyim!
Pazar, 20 May 2012
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 17
ZayıfEn iyi 

Ben bir hemşireyim!

e-Posta Yazdır

BUKET DEMİRBUKET DEMİR

Yaşamın son durağı olan ölümün kokusunu soluyarak yaşamanın nasıl bir şey olduğunu bilenlerle yaşayan bir hemşireyim. Bir hemodiyaliz hemşiresiyim. Dışarıda moda haftaları düzenlenip, seyahatler planlanırken, makinalara bağımlı yaşayıp bulunduğu ilden bir adım bile dışarı çıkamayan insanlaraın öykülerini yaşayan bir hemşireyim…

Aklımızın hep bir köşesindedir ölüm düşüncesi. Ya da çevremizden bir ‘can’ ı kaybedişimde anımsayabildiğimiz bir duygu… Ancak onun soğuk yüzüyle tanışmasına ramak kalmış insanlarla geçiyor ise 24 saatiniz, ‘zamane hatunu’ olmak bir adım daha zordur sizin için.
Korkuların içinde umudu seçebilmek, yaşam savaşı veren bedenlerin arasında umutla yaşamaya çalışabilmek en zorudur.

Hastanenin soğuk duvarlarını evinizin renkli duvarları gibi hissetmeniz gerekir ki, orada geçirdiğiniz saatler sizin için işkenceye dönüşmesin.

Benim iş yaşamım ile sosyal yaşamım arasında asla duvarla örülü bir sınır olmadı. Çünkü öyle bir meslek ki hemşirelik, hastaneden çıktığınız anda bir bankacı ya da bir mühendis  gibi işlerinizin yığılı olduğu çantayı bir kenara attığınızda ya da sizi bekleyen işlerinizin sıralı olduğu notebook unuzu bıraktığınız anda iş yaşamınızdan kopabilesiniz.

Evimde de, arkadaşlarımın arasında da her zaman mesleğimin ihtiyaç duyulan taraflarını göstermek zorunda oldum. Bunca yoğunluğun arasında  çağın gerektirdiklerinden, moda trendlerini takip etmekten, kişisel gelişimimi sürdürmekten, bunun yanında da güzel ve bakımlı kalmaya çalışmaktan kopmadım.

Hastalarımın başında iken, tedavilerini uygularken hep esprili yollar seçerek enerjilerini üst seviyelerde tutmaya çalıştım.Bu arada da takip ettiğim, sevdiğim işleri yürütmeye devam ettim. Mesela elime bir elele dergisi alıp güzellik tüyolarını okuyorken bunu yüksek sesle yaparak genç hastalarımın da bilgilenmelerini sağlıyorum. Ya da sevdiğim bir kitapta altını çizdiğim şiirin dizelerini onlara okumaktan keyif alıyorum. Ev ve hastane arasındaki mesafeleri makinaların iğneleri ve kablolarıyla bağlanan insanların gözlerinde farklılığı yaşamanın ışığını görmek beni mutlu ediyor.
Çevremde hep pozitif, bakımlı, birçok konuda kendisine danışılabilecek potansiyele sahip biri olarak anılırım. Yoğun işlerimin arasında kuaförüme gidip, konserleri, festivalleri kaçırmayışım herkesin dikkatlerini üzerime çekmiştir.

İşim gereği kanlı vücut sıvılarıyla uğraşıyor olmam ellerimin güzel gözükmesi için gösterdiğim onca çabanın önüne asla geçmemiştir. Tüm bu dengeleri kurmaya çalışırken her iş ortamında olduğu gibi iletişimsel sorunlar yaşıyor ve  hiyerarşik düzenin gerektirdiği sorumlulukları taşıma gereğini  her çalışan kadın gibi ben de hissediyorum. Bu nedenle iş arkadaşlarım ve hastalarımla olan pozitif iletişimimi sürdürebilmek için işten kalan zamanlarda meditasyon, yoga gibi relaksasyon tekniklerini uyguluyor , kişisel gelişimimi sağlayan kitapları okuyarak içsel yolculuğuma devam ediyorum.

Stresli iş saatlerinin ardından nişanlıma ve aileme bu stresi yansıtmamaya çalışmak benim için en zoru.

Az önce yaptığınız CPR’a ( yeniden canlandırmaya)  ve son nefesini vermek üzere olan bir hastanızın o hüzünlü ve çaresiz yüz ifadesine tanık olmuşken, o gece gideceğiniz doğum günü partisinde ne giyeceğinizi düşünmek yaşamınız boyunca hissedebileceğiniz en ambivalan duygudur  sanırım.

Hayatın böylesi kontrast renklerini yaşamaktan çok keyif alıyorum. Alıyorum çünkü hayat kurtarmak ve çaresiz insanların en zor anlarında yanlarında olup ellerini tutmak inanın ki size dünyanın en güzel duygularını yaşatıyor.

Sağlıklı bir bedene sahip olabilmek aslında tüm insanların elinde tutabileceği en büyük hazine. Nefes alabiliyor olmak, hala yediklerinizin tadını alabilmek ya da bedeninizi kendi kontrolünüzde hareket ettiriyor olabilmek , tüm bunları kaybetmiş insanlara göre sizi şanslı kılmaya yeter.
Bedenimle mutluyum, sağlıklı halimi sürdürebilmek için bana verilen bu müthiş hediyeyi korumaya özen gösteriyorum.Yeterli ve dengeli besleniyorum,  enerjimi kullanarak egzersiz yapıyorum, bakımımı ihmal etmiyorum. Yaşamın hiçbir anını kaçırmıyorum. Çünkü biliyorum ki hayat bana verilmiş en büyük şans.

Karşıma çıkan zorlukları yenmek ve olumsuzlukların önüne geçebilmek yanlızca benim elimde.Bunu bilerek yaşamak hem bedenimi hem ruhumu güzelleştiriyor. Bu duyguyu herkesin keşfetmesi dileğiyle…

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile