Araçlar
Kayıt Giriş

zamanehatunlari.com

BURADASINIZ: Ana Sayfa » Hikayeleriniz » Başkan oldum
Pazar, 20 May 2012
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 

Başkan oldum

e-Posta Yazdır

HİLAL BALCIOĞLUHİLAL BALCIOĞLU

Yıl 1991, yer Bayburt ve ben işe yeni başlamıştım.Henüz 23 yaşındaydım ve altı ay kadar öncede benimle aynı iş yerinde çalışan arkadaşımla evlenmiştim.Çalıştığımız yer bir kamu kuruluşu idi.O günlerde Bölge müdürümüz gelmiş toplantı yapıyordu.İşle ilgili konular bittikten sonra yeni kurulacak olan futbol takımından bahsetmeye başladı.Başkan olarakta beni uygun gördüğünü söyledi.Duygu ve düşüncelerimi rahatlıkla dile getiren bir karakterimin olması beni seçmesinde etken olmuştu sanırım.Arkadaşlarımda tuttuğunu koparan yapım olduğunu da dile getirirlerdi.

Hem şaşırmak,heyecanlanmak ve birazda anlam veremediğim bir gurur duymak gibi duygularla boğuşurken cevap vermeme bile fırsat kalmadan ben futbol takımının başkanı olmuştum.Eşim her zaman yanımda olan asla yersiz kıskançlıklar yapmayan ve beni tamamlayan bir insan olmuştur hayatımda.O zamanda beni rahatlatan, başarabileceğimi söyleyen ve hep yanımda olan yine ondan başkası değildi.

Bayburt Gazeteside birkaç gün sonra bu görevlendirmeyi okurlarına duyurmuştu.Önce her şey sakin gelişiyordu.Tanışma yemeği düzenlemiş ve futbolcularla kısa sohbetler yapmıştım.Tamamı neredeyse benim yaşlarımda,civar köylerden gelen ve bazılarıda dairede yeni işe girmiş gençlerden oluşuyordu.Bayburt yeni il olmuş kurumumuzda yeni hizmete girmişti.Bu gençlerin ailelerinde anneleri, kız kardeşleri,eşleri kısacası bayan olan herkes ehram adı verilen bir örtü örtünür ve aile içinde daha geri planda durulardı.

Şimdi karşılarında bakımlı, makyajsız gezmeyen, giyimine dikkat eden bir kadın vardı. Böyle bir durumda beni başkanları olarak kabul etmeleri ve saygı duymaları çok zordu. Davranışları çok saygılı olsada benimle görüştükten sonra kendi aralarında gülüştüklerini fark etmiştim.Bu durum günlerce beni oldukça üzmüştü.Kendimi kabul ettirmenin çarelerini arıyor ama bir çıkış yolu bulamıyordum.

Zaman gelip geçti ilk maçımıza çıktık.Seyircimiz az ama şehrin önde gelen isimleriydi.Bende eşimle beraber futbolcuların beklediği yerin az gerisinden maçı seyrediyordum.Maçlarda bağıran,çirkin kelimeler sarf eden insanları hep ayıplamış hatta kınamış biri olarak maçtaki halim anlatılır gibi değildi.Hakeme birde karşı takımın en iyi oynayan on numaralı oyuncusuna ne kadar bağırdım,neler sarfettim bilemiyorum, hakem beni seyirci tarafına gönderdi.İlk kez eşim bana kızmıştı.Ama heyecanım, takımımı sahiplenmiş olmam ve mutlak galibiyet istememden kaynaklanıyordu aslında.Maçlarda bağıranlara artık hiç kızmam, tabiî ki kötü sözler yine olmamalı.

Biz o gün o maçı kazanmıştık.Benim çılgınca her bağırmamdan dolayı futbolcular hayretler içinde kalmış,sanırım kendilerinden biri olarak hissetmeye başlamışlardı.Ama benim maç serüvenimde bitmişti.Artık seyirci olarak tribünden izleyebilirdim ki onunda bir kulüp başkanı olarak benim için bir anlamı yoktu.

Daha sonraki adımım galibiyet pirimi vermek oldu.Bölge müdürümüz ufak miktarlarda harçlık vermişti.Bu durum onların gözünde beni bir erkekten daha yüce yapmıştı.Beni artık bir bayan olarak değil bir başkan olarak görüyorlardı.

O sene grup ikincisi olarak ligi tamamladık.Kupamız halen dairede duruyor.Ben görevimi başka bir arkadaşa devrettiğimde,kalmam için çok ısrar ettiler.Anladımki benim heyecanlı yapım burada durmam gerektiğini söylüyordu.Hemde tadında.Eşim kalsam yine destek olurdu ama bıraktığım içinde üzülmedi.Takımımız sonraki yıllardada başarılarını sürdürdü.Ben her zaman ilk başkanları olarak kalplerinde kaldım.

 

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine

Yorumlar

0 mükremin polat 29-03-2011 16:53 #1
meger ne cevherler varmış aramızda başarılar
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile