Araçlar
Kayıt Giriş

zamanehatunlari.com

BURADASINIZ: Ana Sayfa » Hikayeleriniz » Cennetimin ilk meleği
Pazar, 20 May 2012
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfEn iyi 

Cennetimin ilk meleği

e-Posta Yazdır

ZİYNET GÜLLÜ

Güzel bir sonbahar akşamı okuldan gelip bir şeyler atıştırmış ve komşu kızlarını ayartmıştım. 5-6 arkadaş sokakta neşe içinde oynuyorduk. Hava kararmadan bir saat kadar oyun keyfimiz olurdu. Yerdeki sarılı kızıllı yapraklar rüzgarın isteğine göre sağa sola kaçışıyor çoğu da ağaçların dibinde grup grup toplanıp sanki en önemli devlet sorunlarını konuşuyorlardı. Sonra arada bir ikisi koşa koşa bir yerlere gidiyor, bazen geri geliyor bazen de başka ağaç diplerine gitmeyi tercih ediyorlardı... biz ise 8-10 yaşlarında kızlar sabahki hüzünlü töreni hiç ama hiç aklımıza getirmeden doyasıya oynuyor ve de gülüyorduk. Yokuş bir yolun alt tarafında kalan arsamızda yeşillik alanlar da epeyce azalmıştı ama olsundu biz yine de yerlere yatıp alt alta üst üste boğuşacak alanlar buluyorduk.

Arkadaşım Sevgi sevgisini öyle derin gösterdi ki kendimi kaldırım taşına çarparak durdurabildim. Aynı anda da doktor teyze dediğimiz yeni tayin olup mahallemize taşınmış teyzeyi başucumda buldum. Doktor teyze bazı akşamlar iş dönüşü bize bir iki şey sorar, saçımızı okşar, gönlümüzü alırdı. Ödevlerimizle ilgili konuşur, bazen de sorularımızla çok eğlenir günün sıkıntısını unutturmamıza izin verecek kadar oyalanırdı. Ama bazen koşturarak evine gider, çocuk bakıcısı tavşan dişli Remziye nineyi bir an önce evine gönderirdi.

Okuldaki hüzünlü tören dediğim günü belki tahmin edersiniz, o gün 10 Kasım’dı. Ata’mızı anmış , şiirler okumuştuk. İşte o akşam üstü yeni komşumuz doktor teyzemiz işten gelirken benimle canım yanmış mı diye ilgilendikten sonra hepimizi etrafında topladı. Bahçe duvarının bir kenarına oturdu ‘’ Gelin, kızlar. Hepiniz bir gün anne olacaksınız ‘’diye söze başladı. O gün başından geçen ilginç bir olayı anlatacağını söyledi. Bu doktor teyzenin adı Zeynep Teyze idi, bir de kendisi ameliyata giren hastalara narkoz mu ne işte öyle bir şey veriyormuş da hastalar hiç acı duymadan ameliyat olabiliyorlarmış...
Neyse... Zeynep Teyze söze şöyle başladı: ‘’ Bir gün hepiniz anne olacaksınız. Bugün başımdan geçen bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum.

 

Oyuna ara verirseniz anlatayım mı?’’ dedi. Hep bir ağızdan ‘’ Anlat ! anlat! ‘’ diye bağırdık. ‘’ Bakın, güzel kızlarım. Bugün ameliyatlarım devam ederken , sabah 10-11 arası, acilden telefon ettiler ve yardımımı istediler. Ben de hastanın bir bebek olduğunu ve geliş nedenini öğrenince bebeği hemen yukarı göndermelerini söyledim. Zaten acil servis giriş katında ameliyathane de 1. katta idi. Çalışanlardan biri bebeği kapıp getirdi. Bir de baktım ki bebecik mosmor... hemen boş olan ameliyat odasına alıp başladım oksijen vermeye ve kalp masajı yapmaya... Bu arada diğer ekip arkadaşlarım gerekli serumu takıp söylediğim ilaçları verdiler. Neredeyse ben ve yanımdaki arkadaşlar yarım saat uğraştık ama sonunda Mustafa bebeciğin kalbi çalıştı, solunumu geri döndü. Biliyor musunuz olay nasıl olmuş?’’ dedi. Hepimiz merakla dinliyorduk. ‘’ Nasıl olmuş ki? ‘’ dedi bir arkadaş. ‘’ Bebek sobalı bir odada duvardan duvara kurulmuş bir salıncakta uyuyormuş. Genç annesi de mutfakta işlerini yapıyormuş. Yalnııız... Bu arada belirtmem gereken bir şey var.’’ dedi Zeynep Teyze. ‘’ bebeğin emziğini annesi kalın bir kurdele ile boynuna asmış, emziği de ağzında uyur bırakmış.’’ Dedi.

Biz yine ‘’ Eeee...? ‘’ dedik. ‘’Bebek yerinde dönmüş, ağzındaki emzik salıncağın ipine takılı kalmış ve bebek, emziğinin kurdelesi ile salıncağa asılıp kalmış. Annesi odaya girdiğinde bebeği morarmış vaziyette görünce kucaklayıp öylece hastaneye koşturmuş. Allah’tan aradan geçen zaman çok uzun değilmiş de Mustafa Bebeği kurtarabildik. Bu olayı da büyüyene kadar unutmayın, bebeklerinize bakarken çok dikkatli olun tamam mı...? ‘’ diye sözünü bitirdi. Ayrılırken ‘’ Bir de size son bir şey söyleyeceğim’’ dedi. ‘’Burası benim ilk işe başladığım şehir. Ve sanırım bugünkü çocuk da Cennet’imin ilk meleği olacak. Umarım daha meslek hayatımda pek çok canlar kurtarırım. Öyle mutluyum ki... Lütfen sizde çok çalışın, çok güzel meslekler edinin. Yaptığınız işleri cân-ı gönülden, severek yapın oldu mu güzeller...? Gideceği sırada birden arkasına döndü ve ‘’ Ayrıca dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama bebeğin adı Mustafa idi ve bugün 10 Kasım’’ dedi ve evine doğru koşturdu.

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile