SENAR ÖZTÜRK
Benim hikayem,
Yıllar evvel Cumartesi açık banka ve part-time çalışma olanağı sağlayan bir banka varmış...diye başlar...
Evet,arkadaşım bu banka da part-time çalışmaya başlayarak hayatını yeniden düzene koyma şansı yakalamıştı. Tam da, artık çok geç, neredeyse kırk yaşıma geliyorum, nerede iş bulurum, çalışırım kaygılarıyla hem hal olurken...
Sizin işletme gücünüz, ilkeleriniz bir çok kadına hayat verdi...
Arkadaşımla övünürken aynı durumları ben yaşadım yıllar sonra... Ne yazık ki ben elli yaşıma yaklaşmıştım, durumum daha vahimdi. Ne yapardım, nerede iş bulurdum?
Yine o arkadaşım elini uzattı bana. Öylesine kendine güveni gelişmişti ki... Sizin kurumunuzdan emekli olduktan sonra bir şirketin finans müdürüydü artık.
Ben çocuklarının,eşinin,kayınvalidesinin mutluluğuna ve bakımına adamış ve sonu hüsranla noktalanmış, elli yaşına merdiven dayamış biriydim...
Bir gün öylesine mail attım ona. İş arıyorum, dedim.
Unutup gitmiştim maili... Çevrem de araştırmalar yapıyordum... Kişisel gelişimle ilgileniyordum.Bir iki yer de yazılarım çıkıyor fakat para kazanamıyordum... Eğitimci olabilirsin vaadleri vaadden öteye gitmiyordu.
Bunalmış, sıkkın, ne yapacağını bilemeyen ben, bir sabah erkenden çalan telefonla uyandım.
Arayan arkadaşımdı. ’Hemen gel,patron seninle görüşmek istiyor’ diyen sesin ardından, ben dur bi kendime bakayım, ay saçımın boyası da geldi,böyle görünmeyeyim telaşlarına kapıldım.
Arkadaşım,bırak saçını başını hemen gel, deyince nasıl topralanıp çıktım bilmiyorum.
Görüşmeye gidiyordum fakat işin sadece turizm olduğunu biliyordum.
Ne iş yapacaktım acaba?
Aman ne olursa olsun yaparım diye düşünürken,hiç de sıcak bakmadığım ve sevmediğimi sandığım bir işle karşılaştım..Şirketin bankacılık ve ön muhasebe işleriymiş.Bunu öğrendiğimde sırtımdan terlerin yuvarlandığını hissettim.
Hiç ofis de çalışmadım.
Fax çekmesini bile bilmem.
Santralli telefon bağlamasını bilmem.
Şirket programı nedir bilmem.
İnternet bankacılı ğı nedir?
Sanal pos satışları,iadeleri nedir?
Mail-order nedir?
Bankaların dekontları nasıl ayırt edilir?
Çek kontrolleri,
Teminat,takas çekleri,
Acentaların satış takipleri,
Müşteri şikayetleri ve bankalarla,kredi kartlarıyla ilgili sorunları...
Blokeli satış,pos oranları(hatta pos)nedir??
Allah’ım ben hiç bir şey bilmiyoruuuumm.
Sadece edebiyatla ilgilenen ,okumayı yazmayı seven ben,bilgisayarı maillerimi açma ve atma ,word prog.da yazan,biraz excel bilen biriyim...
Patronum bana muhasebeden anlayıp anlamadığımı sordu.Ben de mutfak bütçemi yapmamın dışında başka muhasebe bilmediğimi söyledim...Aynı şey dedi,paranın girişi ve çıkışı,bunun kontrolü,aynı mutfak bütçesi gibi...
Tabii ki işe alındım ve başladım...
Hemen masam hazırlandı,bilgisayarım geldi ,yapmam gerekenler şöyle bir özetledikten sonra hiç susmayan telefonlar başladı...
Esas günler başlamıştı,bir oraya bir buraya koşturan ben anlayamadığım terimleri ezberlemeye ve öğrenmeye çalışıyordum.Allahım ne çok yabancı terim kullanılıyor.Otel isimleri yabancı,acenta isimlerinin çoğu,hatta bizim kırk yıllık muavin dediğimiz,kumanya diye bildiğimiz yanımıza azık diye aldığımız bile yabancı...
Telefon çalıyor bakıyorum,kimin hattı neydi elimde ki notuma bakıp söyliyeyim derken hattan düşüyorum yanlış tuşlara basıyorum.
Sorulanların ne anlama geldiğini anlamıyorum.
Outlok dan gelen şirket içi haberleşmerin nelerden bahsettiğini anlamıyorum..
Bu kadarmı yabancı terim kullanılır ya...niye niye..başka memlekettemiyim ben...yabancı bir ülkedemiyim...
Bunun yanı sıra bir şey bilmediğimi anlayan gençlerin bazen öğretmeye yanaşmamaları olduğu gibi beni çok çok yüreklendirenlerin çoğunluğun olduğu...
Aradan bir yıldan uzun bir süre geçti...Geriye dönüp bakıyorum da...Öğrenmenin yaşı gerçekten yok.Hayatımın büyük eksikliğini gördüm.Yaşamımın finans yönünü idare etmemiş,başkalarına bırakmıştım.Her alanımı kendimin kontrol etmesi gerektiğini şirket idaresine girince anladım...
İş stresi içinde olmak yıpratıcı..işimi strese girmeden yapabilmenin keyfini buldum,bu da işi öğrenince oldu.Artık rahat rahat görüşmelerimi yapıyor,iletişimi nezaket kurallarınınn gereğince yapabilmenin huzurunu yaşıyorum.
Hiç kimseden para isteyemeyen ben her gün satış tahsilatlarını n kontrollerini yapıp onları toparlıyorum.
Etrafımda ki işden sıkılan bunalan gençlere örnek olmaya çalışıp,bildiklerinin onlara yetmemesi gerektiğini anlatmaya çalışıyorum.Zaman bilgi çağı ve çok hızlı değişiyor her şey...Ayak uyduran ayak da kalır,diyorum.Çok merak etmelerini ,öğrenme hevesi için de olmaları nı tavsiye ediyorum.Yanlarında okuduğum kitapları gösterip okumaya teşvik ediyorum..
Evet,
Sizin kurumunuz arkadaşımın hayatına yön verirken benim de hayatıma o yön verdi...
Nasrettin hocanın hikayesinde ki gibi;
Hoca damdan düştüğün de,damdan düşen gelsin yanıma demiş ya,halini anlayan olsun diye.
Arkadaşım daha önce düşmüştü damdan,beni en iyi o olurdu anlayan...
Bir gün bir bankanın hesabına girerken hatalı girişimden dolayı hesaplar bloke olmuştu.
Telefonla neler yapmam gerektiği bilgilerini aldıktan sonra yanlış form olması,bankaya bir kaç kere gidip gelmeler,imzalar,kaşeler...aman yarabbim ne zorluk yaşadım.
Baktım ki zorluk yaşarsam öğreniyorum.Sorunlardan korkmadım...hesapları nı bloke ettiğim bankanın formuna fazladan kaşe basmışım,yine geri gönderildim.
O yollardan ağlaya ağlaya geldim.Ben bu işi öğrenemeyeceğim mi....hayır ,yapacağım işte...
Patronum gördü beni gözlerim şişmiş,ne olduğunu öğrenince,nasıl yüreklendirdi beni...Kapatın o bankanın hesaplarını çalışmayız onlarla olur biter,dedi.
Nasıl gönlümü aldı...
Onların karşısında ki duruşum çok sakin ve sessiz olmam dı.O hareketli ortam da yadırganıyordum...Sürekli bu kadar yumuşak yüzlü olma,sert yüzünü göster uyarılarıyla karşılaşmaktan ben de yetersizlik duygusu oluşturdu...Kusurummuş gibiydi..Her gün işitiyordum bu sözleri...İyilikle güzel sözlerle uyarıda bulunuyordum anlamazdan gelen gençleri.Bir gün sürekli uyardığım ve beni mahcup,yetersiz duruma düşüren bilgi paylaşımını saklayan bir gence artık sert yüzümü göstermenin zamanı geldiğinin kararı na vardım.Bayağı yüksek tondan bağırdım...Diyorlardı ya sert ol sert ol..Öyle diyorum anlamıyor böyle diyorum anlamıyor,anladığı dil bu herhalde dedim ve bağırdım....Ben ondan sonra başlamıştım ya işe,o benim üstüm gibi havalarında olmasına gülüp geçiyordum...Her gösterdiği iş için öperdim önceden,hiç benden böyle bir tepki beklemiyordu... Düşündü taşındı bir baktım hiç anlamadan çekti gitti.Hem de sezon ortası ve işlerin çok çok yoğun olduğu bir zaman...
İlk önce ona kızıldı, işten çıkarıldı... Sonra bana hesap soruldu... Sonra tekrar işe alındı...
Neyi öğrendim... Sert yüzünü göster demenin mesafeli olmak olduğunu, çocukların gibi bağrına basmaman gerektiğini ... Anaçlığı ev de bırakmak gerektiğini... Yapabiliyormuyum, evet yeri geldiğin de anaç, yeri geldiğin de sertim.
O günler geçti artık... İşim de neyi niçin yaptığımı biliyorum. Şirket yönetimi nedir biliyorum.
Bu bir zincir... Güven zinciri... Bankanızın ev hanımlarına yönelik, parttime çalışmalarına fırsat vermesiyle başlayan...
KADIN GÜVENİ OLUŞMASI
ZİNCİRİ..
Bilmiyorum yine devam ediyormu bu uygulamanız... Sessiz çığlıklara el uzatışınız... Nasıl yüreklendirmiş kadınları...Güvenle bakmışlar yarınlarına... Kazandıklarıyla da maddi manevi destek olmuşlar diğer kadınlara...
Şirket olarak bir çok bankayla çalışıyoruz tabii ki,işimiz gereği çok seçenek sunuyoruz müşterilerimize...
Öncelikle sizin bankanızı öneriyoruz çünkü sizinle çalışıyoruz ... Hatta bu yönlendirmemizin karşısında, niye illa ki Garantibank,aşıkmısınız ona diye sordu gülerek bir müşterimiz..Ben de ‘’evet gönül bağımız var,aşk da diyebilirsiniz buna’ demiştim...
Evet hikayem sizin açtığınız yolun sonuçlarını gösteriyor ve kadın dayanışmasını.Hiç araştırdınız mı bu yönünü bilmiyorum lakin benim ve arkadaşım gibi değişen hayatlar çok...
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

