ZEYNEP SEYMEN YAĞCI
Bizim Hikayemiz, aslında 10 aylık bir bebek, kızı için hep daha iyisini isteyen alınan oyuncakları beğenmeyen bir baba ve bebeğine, eşine ve kendisine daha fazla zaman ayırabilmek için -home office bir işi olsun ama ne olsun- diye 24 saat düşünen, 10 yıllık bankacı bir annenin hikayesi olarak, 2007 yılının sonlarına doğru ortaya başladı.
Hani insanın hayatında kırılım noktaları vardır; bazıları bize kendisini zorla hissettirir, bazılarını hiç farketmeyiz gelip geçer, bazılarında ise insan doğru yer ve zamanda ise o anı yakalayıverir. İşte bizimkisi de öyle oldu, bebeğimize aldığımız flash kartları eşimin beğenmemesi ve benim "Haydi ben yapayım o zaman" demem bir anlık bir şeydi.
Sonrası, evden ayrı geçen her anımda, bedenim ile kalbimin farklı yerlerde olduğu 2 senelik bir zaman dilimi. Gündüz işteki projeler, akşam çekirdek aile olmanın keyfinin çıkartabildiğimiz 3-4 saatlik bir süre, gece ise herkes uyuduktan sonraki bilgisayar başında kafam düşene kadar çalışabildiğim, tasarım zamanı. Ve sonunda ortaya çıkan bir marka.
Adını ne koysam diye yaklaşık 1 ay boyunca, her an; arabada, işe gidip gelirken, dışarıda, evde, hatta uykumda bile, sürekli düşündüğümü hatırlıyorum. En sonunda bir de mitoloji sözlüklerine bakayım dediğimde "Tethys" onca Tanrı adı arasından bana göz kırpıverdi.
Böylece; 3000 tane peri kızının, dünyadaki büyük nehirlerin annesi, Deniz Tanrıçası olan "Tethys", güzel bir tesadüf sonucunda bizim hayatımıza da markamızın adı olarak girdi.
İlk ürünü piyasaya çıkartırken, çok sayıda satılması değil, bilinçli anne ve babaların çocuklarına özellikle kitap almak için gittikleri ve içeride kendi ürünümü gördüğümde beni mutlu edecek kitapevlerinde satılması en önemlisiydi. Dolayısıyla ilk aklıma gelen kitapevi bende çok ayrı bir yeri olan, gençlik yıllarımda Ankara'da her gittiğimde içerisinde saatler geçirdiğim Dost Kitapevi' ydi.
Hatırlıyorum o zamanlar tüm kitapları tek tek inceler sonra sadece bir tanesini alırdım ki, hemen bitireyim ve tekrar gidip birkaç saat daha geçirebileyim diye.
İşte o, çocukluğumun – evimden sonra - en dingin ve sakin zamanını geçirebildiğim Dost Kitapevi, aslında farkında olmadan önüme çok büyük bir kapı açtı ve beni şu anda çalıştığım dağıtım firmasına yönlendirdi. Böylece ürünlerim, piyasaya çıkarken, (tasarım aşamasında hayalini kurduğum) Türkiye’nin en büyük kitapevlerinde (DR, Nezih, Remzi, İnklap, Dost vb.) ilk olarak satılmaya başlandı.
Bu yeni heyecanımı yavaş yavaş etrafa duyurmaya başladığımda çalıştığım bankadan bir arkadaşım, "Tethys'de inşallah senin bebeğinle birlikte büyür ve kocaman olur" diye güzel bir temenni de bulunmuştu. Temmuz 2009’da ilk ürünümüz çıktıktan 1 sene sonra ürün sayımız 4’e, satış noktalarımız da ilk baştakinin 2 katına çıktı. Biz de artık emekler hale geldik.Bu geçen 2 senede bizdeki değişiklikler ise;
10 aylık bebek artık 3 yaşında, evde, dışarıda veya bilgisayarda karakterlerimizden birisini gördüğü anda "Aaa anne/baba bak Titiys" diye gülücükler saçan mutlu bir çocuk oldu.
Kafasında 24 saat sürekli bir şeyler düşünmeyi, araştırmayı seven o titiz baba hayatından gayet memnun. Çünkü şimdi bir de çocukları gözlemlemek “Nasıl bir ürün tasarlarsak onlara faydalı olur”u da düşünmeye başladı.
Anne ise bu aralar, belki de hiç olmadığı kadar mutlu ve huzurlu. Çok uzun bir işten ayrılma sürecinin sonunda nihayet istediğine kavuştu, artık home office çalışıyor.
Bir de...
Tanrı’ya her gün dua ediyor, bu hayalini gerçekleşirken karşısına hep doğru ve güzel insanları çıkarttığı için.
Sevgilerimle,
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

