SEZEN ALKAN
‘İnsan farkında olduklarının toplamıdır’bu sözü ilk okuduğumda daha ortaokul sıralarındaydım ve ne kadar büyük bir toplam olacağımı daha sonra öğrenecektim... Şimdi bana yaşadıklarımı anlatacak bir fırsat geçiyor elime, hoş hayatın özeti olmaz ya olsun ben yinede bazen zor ve hüzünlü,bazen de sevinçli ve mutlu biraz komik ama hep mücadele ederek tırnaklarımla edindiğim, elinden tutup buralara getirdiğim hayatımı yazmak, hikayemi paylaşmak isterim.
Ben Van’da doğdum büyüdüm, sanıyorum doğuda kız çocuklarının maruz kaldığı birçok psikolojik baskılara karşı durmayı başardım. Zihnimde yarattığı ufak tefek problemleri saymazsak. Okumam gerektiğinin hep bilincindeydim. Okudum ve aslında eğitim sistemimizin ne kadar değiştiğini fark etmeden öğretmen oldum. Marmara üniversitesinde eşimle başlayan ilişkimiz 2002 de evlilikle noktalandı Anlayacağınız aynı anda iş, eş ve ev sorumluluğuyla tanıştım.Doğrusu çok şaşkındım. Evde iyi bir ev hanımı, işte işini yapan iyi bir öğretmen ve eşini mutlu etmesi gereken bir kadın olmalıydım.
Üstelik ödenmesi gereken taksitler vardı. Evlendi değişti dedirtmemek için idare edilmesi gereken dostlar, arkadaşlar vardı. Ha birde ilerde yapılacak bir çocuk vardı,en önemlisi anne olmak vardı. Ama bunları yapacak ben, sadece ‘bir taneydim,gidip kendimin fotokopisini çektirmek,çoğaltmak istedim...Ama malum olmadı.
Bütün bunları ben nasıl aynı mükemmellikte yapacaktım.Süründüm,sabahları uyanmak istemedim,evlilik ve iş hayatı şişede durduğu gibi değildi.Yapılacak tek şey vardı,her şey yolundaymış gibi davranmak ve pratik çözümler üretmek..Neler yapmadım ki:Önce dondurulmuş ürünleri keşfettim,sonra gece yemek yapmaya karar verdim,ütü için eşimle anlaştım,ev kirli olduğunda gelenlere evde yokmuş numarası yaptım,bir keresinde aceleden tuz yerine şeker tozu attığım havuç salatasını Akdeniz usulü diye yutturmaya çalıştım.Biliyor musun:’Bugün sana hiç yaptım sevgilim.bence ilişkimizin,romantik bir yemeğe ihtiyacı var’ diye kurlar yaptım,eşime.Öbür taraftan işte disiplinli ve düzenli olmaya,iyi bir dış görünüşe,dikkat etmeye çalıştım.Ne olursan ol en iyisi ol mantığıyla hareket ettim.Arkadaşlarımın eskisi gibi dertlerini dinlemeye devam ettim üstelik bu sefer eşimi de yanıma aldığım için daha güçlü bir yoldaş oldum onlara.Zamanla hiperaktif yakıştırmasını daha sık duyar oldum,ama aslında ben yorgunluktan ölüyordum.En zoru neydi biliyor musunuz? Eşinizin gömlek düğmesi kopmuş olması bile sizin sorumluluğunuzdaydı.Ne bencilce bir durum ama gerçekti.
Bizim ülkemizde kadının çalışıyor olması evdeki sorumluluklarını azaltmıyordu.Dışarıda bir erkek gibi koşturmalıydım,çünkü kadın olmanız bir şey değiştirmiyordu,madem çalışıyor o zaman gerekeni yapacak mantığıyla bakıyordu herkes.Evde de bir ev hanımı gibi her şey yerli yerinde isteniyordu. Dolayısıyla çalışmak,hem kariyer hem çocuk yapmak öyle kolay değildi.Ama en güzeli ne biliyor musunuz? Eşinize benim gibi,’bugün cilt ürünlerine ne kadar verdim biliyor musun? deyip önce bir milyar gibi bir rakamdan bahsedip sonra iki yüz elli milyona şükrettirmeniz,ve son can alıcı cümle: Öyle deme hayatım,unutma cildiniz en değerli giysiniz, demekti. Kazanmak biraz da şımarık olmaktı aslında.
En şükredilecek durum ise belki onlarca yüzlerce kız öğrencinin ailelerine ulaşıp çocuklarını okutmak için ikna etmek,yardım eli uzatmaktı.Küçük yüreklerin güvendiği dağ olmaktı.Bazen benim böyle koşturmak için ama tamda bulunduğum yerde olmak için,yaratıldığımı düşünüyorum.Yani kendimi,kendi hayatıma ait hissediyorum.
Şimdi ben bir anneyim.Hayatımın ortasına bir bomba atılmış ve hayatımda hiçbir şey kalmamış gibi hissettiğim günler de geride kaldı.Kızım şimdi 6 yaşında ve doğduğu zaman yirmi yedi yıl yemeden içmeden yaptığım karizmamın bir gecede üstünü çizdiği andan beri;evlilik ne ki,çocuk yap da gör diyorum.Ama onu da,hayatım da yer edinen her şeyi de çok ama çok seviyorum.Van dan sonra şimdi doğunun da doğusu olan İstanbul da Sultanbeyli ilçesinde görev yapıyorum.Şimdi daha güçlü durmalıyım çünkü buradaki çocuklar umuda daha çok ihtiyacı var.
Evet ben burada olmalıyım. Umut aşılamalıyım,ben başardım sizde başarabilirsiniz mesajını en çok da hayata duruşumla vermeliyim. Hikayemi yazdığım her dakika;elleri öpülecek emektar ev hanımlarını ,zamane hatunlarını ve en çok da bunları dile getirmemizi sağlayan sizleri sevgiyle kucaklıyorum.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.