Evlilik bu mu diyordum. Çünkü ben evlenmeden önceki kadar pembe olacağını hayal etmiştim evliliğin. Evlilik dediğin sevdiğinle aynı evi, eşyaları ve daha birçok şeyi paylaşmaktı bana göre. Bunları yaparken de büyük bir coşku duymaktı.Her günün bir öncekinden daha mutlu daha heyecanlı olduğu bir hayat… Uzun sürmedi hayatın bir peri masalı gibi sürüp gitmeyeceğini anlamam.
Evli bir bayan olmak hele de evli ve çalışan bir bayan olmak çok zordu. Bir yandan sabah erkenden kalkıp işe gideceksin, iş yerindeki bin bir problemle uğraşacaksın, diğer yandan bir ev hanımının yaptığı her şeyi eksiksiz yapacaksın.Komşularına, arkadaşlarına, akrabalarına karşı sorumlulukların da cabası.
Bütün bunlara alışmaya çalışırken, evlenirken aldığımız eşyaların taksitlerini ödemeye çalışırken bir minik prenses girdi hayatımıza. Artık ben bir anneydim. Hem eş, hem anne, hem de çalışan bir bayan.Her şey daha da karmaşıklaşmıştı.Bebeği beslemek, altını değiştirmek, banyosunu yaptırmak… bunların hepsi benim yabancı olduğum şeylerdi.Ama insan bu koşuşturmaya alışıyor.
Doğum sonrası izin bitip de işe başlarken zorunlu olarak hayatımıza birisi daha eşlik etmeye başladı. Büyükannelerden birisi yakınımızda olmadığından bu hiç tanımadığımız bir bakıcı oldu. Miniğimi henüz üç aylıkken bakıcısıyla evde bırakıp işe gitmek zorunda kaldığım ilk gün işe gidene kadar ağladım.O daha minicik beni bile tanımıyor doğru dürüst, hiç tanımadığı birisi ona nasıl bakar, dilinden nasıl anlar diye düşünüyordum.Kızımıza bakıcımız dört yıl boyunca öz büyükannesi gibi baktı.
Ben yine şanslı annelerdendim. Evimizin ve işyerimizin bahçe duvarları bitişikti ama evin bulunduğu yer çok daha yüksekti. Eşim bu duvara üç basamaklı minik bir tahta merdiven yaptı.Süt iznimde yirmi dakikalığına eve giderken yolu kısaltmak amacıyla bu tahta merdivenden çıkıyordum.Bebeğimi besleyip, öpüp koklayıp iş arkadaşlarımın dinlenip çay içtiği için onlara hiç katılamadan işimin başına dönüyordum.Öğle yemeği için ara verildiğinde de yine bu tahta merdivenden tırmanıp eşimle birlikte eve gidiyor, önceki akşam saat on civarı pişirmiş olduğum iki tencere yemekten bakıcımız,oğlu –kendisi benim öğrencimdi- ben ve eşim yiyorduk.Sonra da bebeğimi besleyip uyutup tekrar işime dönüyordum.
Bu tahta merdiven yolu kısaltmak isteyen mahallelinin de çok hoşuna gitmişti.Ama bütün mahalle apartmanın bahçesinden geçtiği için ev sahibinin pek hoşuna gitmemişti.Zaten süt izni sürem biter bitmez de kaldırdık onu yerinden.
Bu arada bebeğimin sabaha kadar uyumadığı emzirme dönemlerinde, bütün olarak bir saat uyku bile uyumadan erkenden kalkıp okula gitmek zorunda olmak ve orada da mini mini 32 çocuğu geleceğe kazandırmak için emek sarfetmek çok zorluyordu beni.
Kızımız beş yaşına gelip kreşe gitmeye başladığında ikinci prensesimiz katıldı aramıza. Aynı zorluklar ve aynı mutluluklar tekrar yaşandı. Tabi bu arada iki çocuk iki katı zorluk anlamına geliyordu.
Çalışan anne ve eş olmanın zorlukları ile baş edebilmek için çok pratik olmak da gerek. Çünkü aniden gelen akşam misafirleri için pratik şeyler hazırlamayı bilmek lazım. En çabuk yapılabilen en lezzetli hamur işlerinin de ustası oluyor insan.
Ayrıca başka şehirlerde yaşayan akrabalarınız geçerken uğrarlarsa diye sürekli temiz yatak takımları bulundurmak da gerekiyor. Ne kadar yorgun olursanız olun onları güler yüzle karşılamak, güzel yemekler sunmak, rahat ettirmek de lazım tabi ki.
Her şeye rağmen çalışıyor üretiyor, birilerine faydalı olabiliyor olmak, büyük kızıma derslerinde yardımcı olacak donanıma sahip olmak, küçük kızımın oyunlarına eşlik edebiliyor olmak mutluluk verici.
Bütün bu telaşlar yaşanırken bir bayana eşinin destek olması çok önem taşıyor. Hiç bir işe el atmayan, işten gelince televizyonun karşısına oturup kendisi ile aynı işte çalışan ve onunla aynı anda eve gelen eşinden yemeği hazırlayıp çocuklarla ilgilenmesini bekleyen nice eşlerin varlığını bildiğim için eşimin ne kadar mükemmel bir insan olduğunu anlıyorum. Bana en zor günlerimizde hep destek oldu ve bana en bakımsız hallerimde bile katlanıp sevmeye devam etti.
Ben de mutluluk ve huzur adına elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım hep.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

