Araçlar
Kayıt Giriş

zamanehatunlari.com

BURADASINIZ: Ana Sayfa » Hikayeleriniz » Şans
Pazar, 20 May 2012
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Şans

e-Posta Yazdır

Rumuz : ESİNTİ

Hayata çok mu erken başlamıştım, yoksa başlatılmış mıydım bilmiyorum. Zamane kızları 20 yaşında evleniyormuydu. Yoksa ben zamane kızı değilmiydim? Dağ yörelerinde büyümüş az da olsa modernlik bulunan 6 kişilik ailenin 2 numaralı kızıyım. Çocukluğumdan beri ilçe köy arasında gelgitlerim olmuştur. Daha doğrusu gözü açılmamış genç kızdım. Gözüm açılmadan da baş göz edilmeliydim. Ailem hep okumamızı isterdi ama sadece isterdi. Nasıl okuyabilirdim ki her akşam aynı şeyler 12 lere 1 lere kadar süren misafir ağırlamalar. Bir de kusursuz olacaksın haaa hele bi kusurun olsun misafirlerin içinde yersin azarı da tokatı da. Böyle geldim liseye kadar sonra da okumadı bu kız oldum. Kalk yat misafirlerle oturma diyen mi oldu, kalk dersini çalış diyen mi yada bugün bizim kızların çok dersi var hafta sonu bekleriz diyen mi? Okumadı bu kız, okumadı...

Lise bitince, devlet meslek liselerine 2 yıllık üniversiteyi sınavsız yaptı bizler için. İyi kötü sebeplendik 2 yıl da olsa üniversite gördük hayatımızda. Ehh okulda bitti artık evlenme zamanıydı bi çocuk vardı köyden şehirde oturuyordu, görmüş beğenmiş beni. Babama gitmiş haber bu fırsat kaçmazdı, ne de olsa hem köylümüz hemde bi evin bi oğluydu kızımız rahat ederdi. Usulen soruldu kıza evlenmek istermisin diye hayır deme şansı varmıydı? Yoktu elbette, usule uygun hareket edildi. Nişanlandı sonra, nişanlısının sayesinde şehirde işe girdi. Düğün dernek zamanı yaklaştı iyi çıktı çocuk, güzel bi düğün yaptı, balayına da götürdü.

Artık çalışma vaktiydi işinden de memnun sayılırdı iyi kötü eli para görüyordu. Yavaş yavaş gözü açılmaya başladı kızın işinde çok başarılıydı her şeyi öğrenmişti herhangi bi nedenden dolayı cezaevine girdi patronu koskaca dükkânda tek başına kalmışdı. Ondan başka da bilen yoktu işi. Aile bireyleri bırakmadı kızı sen yaparsın, edersin dediler hep, kız başardı 1,5 yıl tek başına idare etti dükkânı ama ne zahmetler çekti para kazandırdı şirkete ama eli para görmedi ki. Haftanın 6 günü 10 saat çalıştı ne Cumhuriyet bayramı bildi ne de on dokuz mayıs spor bayramı Allah’ın her günü birdi. Yeri geldi fatura yatırmaya, yeri geldi dip köşe dükkânı temizledi. Müşteri gelince de en sıcak gülümsemesiyle oturdu bilgisayarına trafik sigortasıydı, kaskoydu, konuttu, işyeriydi kesiverdi poliçeleri. Aldı paraları sahibine verdi hesapta da kitapta da eksik olmadı hiç. Bi gülümsemeyle ardı arkası geldi müşterilerin epey nam saldık ama kıymet bilinmedi.2 yıl ses etmedim benden iyisi yoktu. bi kere terslendik kapının önüne koyulduk. Tabii herkes haddini bilmeliydi sonuçta ben neydim ki temizlikçi, çaycı, ayakçı en sonda sigortacıydım. Benden doluydu etrafta.

 

Evlilik mi? O tam gaz devamdı üstüne de evlendikten dokuz ay sonra hamile kaldım. Dokuz ay sonrada doğum yaptım, o zamana denk geldi işden çıkarılmam. Çocuk olmuştu para lazımdı, gözüm de iyice açılmıştı yetiremedik tek maaşla.7-8 ay sonra bebeğimi kayınvalideme emanet kurumsal bi firmada işe başladım, maaşıda çok iyiydi, primler falan. İşe başladım ama arkadaşlarda bir soğukluk bir antipatilik ne hayırlı olsun diyen var ne de selam sabah. Çok geçmeden öğreniyorum meğer önceki eleman onların çok sevdiği arkadaşmışda işden çıkarıldığı için tepki gösteriyorlarmış. İyi de anacım ben mi çıkardım, ben geldiğimde o arkadaş 15 gün olmuş ordan gideli. İşimi severek yaptığım için zorlanmadım hiç alışdım hemen yeni işyerime. onlar araç sattıkça bende kasko satıyordum, konut satıyordum, müşterilerin düğüm olmuş alacaklarını bir bir aldım diğer sigorta şirketlerinden. Ben yükseldikçe arkadaşlarım küçülüyordu hazmedemediler beni hiç aralarına almadılar.

Başka departmandaki arkadaşlarla dostluk kurunca kıskançlıkları gitgide çirkinleşdi. Yanımda eski arkadaşlarıyla olan muhabbetlerini gözümün içine baka baka nispet yapa yapa bitiremediler. karşılık vermedim hiç onlar kadar çirkinleşmeyecektim. O kız sürekli gelirdi şirkete bende kaynaştım sahte bi arkadaşlık oldu hepimizde, sahte sohbetler,sahte gülüşmeler aslında hep bi iğne oldu ben yokken daha iyiymiş, daha güzelmiş falan filan. Aldırmadım hiç salağa yattım hep, çünkü ben yapamıyordum, onlar kadar çirkinleşemiyordum.Ne de olsa üstlerim her ay takdir ediyordu, müşterilerim hediyeleriyle, sözleriyle takdir ediyordu. Bana getirdikleri müşterilerle hem para kazandırıyorlardı hem de takdir ediyorlardı, ben mükafatımı her türlü alıyordum. Bu başarım ve kendime güvenim bana aile hayatımda hiç zorluk çıkartmadı. Her şeyi severek yapıyordum işden gel yemek hazırla, kızla ilgilen, kocayla ilgilen hiç yorulmuyordum. Kızıma olan hasretim hep oldu hep olacak. Başarım beni ev kadını olduğum sürede de yalnız bırakmadı. Kendime güvenim vardı çünkü. Üretiyordum, kazandırıyordum ve kazanıyordum. Hafta sonu 1,5 günlük tatilde hem ev, hem koca, hem kızımın bütün işlerinin üstesinden geliyordum. Hiçbir şey eksik olmuyordu. Yoruluyordum elbette hatta bazen yalnız kalmaya ihtiyacım var diye çığlık atmak istiyordum. Ama aynı zaman da hep en iyi olmayı istiyordum. En iyi bakımlı anne, en iyi bakımlı eş, en iyi bakımlı ev hanımı ve en iyi bakımlı iş kadını. Bakımlı olmak mı hiç atlamam. Bunların hepsini bir arada yapmak çok zor ama ben başarmıştım. Her şeye rağmen başarmıştım ben. Bu başarı çok uzun sürmedi.

Şirkette müdürümüz değişti ne de olsa her şeyin bi üstü var o da daha iyi bi iş bulmuştu, taşlar sürekli yer değiştiriyordu. Yeni gelen müdürümüz beni 1 ay sonra performansım düşük diye işden çıkardı. Adeta şok oldum nasıl performansım düşük olabilir, eski müdürümüzle beraber tüm raporlar uçmuşmuydu. Hiç mi şirkete para kazandırmamışım. Haksızlığa karşı koymadım değil, ama her şey en ince detayına kadar düşünülmüş. Üstüne bana teklif sunuyorlar istersen istifa et. Siciline yansımamış olur. Gerçekten beni çok düşünüyorlarmış, gözlerim yaşardı. İstersenmiş.Bu kadar yükselmişken birden yerin dibinde buldum kendimi. Gözlerimden akan yaşları, yüreğimdeki çığlıkları zor tuttum ama göstermedim, haykırmadım haksızlık bu diye. Asıl haksızlığı 2 gün sonra öğrendim benim yerime eski arkadaşı işe almışlar. Sahte arkadaşlarım aylar emellerine ulaştı, beni gönderdiler. O arkadaşa haksızlık yapılmışdı belki, onu çıkarıp beni almışlardı. Ama onun haksızlığını gidermek için, başka birine haksızlık yaparak mı giderilmeliydi. Bu hiç adil değildi. İşte o zaman tutmadım gözyaşlarımı bağara bağara ağladım, haykırdım haksızlık bu diye. Haksızlıııkkk buuu...

Şimdi mi? İyi kötü bi şirkette sabah 8,30 akşam 7, haftanın 6 günü, ayda 3 tane sattığımız araçların sigortalarını yapmakla yükümlüyüm.

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile