Araçlar
Kayıt Giriş

zamanehatunlari.com

BURADASINIZ: Ana Sayfa » Hikayeleriniz » Sene 1984...
Pazar, 20 May 2012
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 21
ZayıfEn iyi 

Sene 1984...

e-Posta Yazdır

GÜL GÜVENÇ TUNCALIGÜL GÜVENÇ TUNCALI

Aylardan Subat...
Bir iş ilanı vardı Hürriyet'te...
''Zeki Triko'ya trikoda yetiştirilmek üzere genç deneyimsiz eleman aranıyor''
İşte o ilanla başladı benim 20 yıllık Triko serüvenim...

Küçücük... Ufacık tefecik bir St.Michel Fransız Liseli mezunu olarak bu ilana heyecanlanmıştım. O güne kadar Fransızca ders vermenin ve turizm şirketlerinde harçlık çıkarmak için haftasonları tercümanlık yapmanın dışında hiç bir iş deneyimi olmayan ben iyice umutlanmış hatta mesleğimi bile içimde seçmiş, tabiri caizse altın bileziğimi koluma takmaya karar vermiştim.

Aileme konuyu açtığımda, annemle babamın nasıl hayretle bana baktıklarını unutamam. Onların hayreti benim cesaretim...O güne kadar hiç yüzleşmedikleri  özgüvenimdi muhtemelen... Tabiki her bilinçli ebeveyn gibi destek oldular ve ben başvuruda bulundum.

 
Başvuru yapmak, o yıllarda şimdiki gibi e-posta veya faks yoluyla olmuyordu tabii. Bizzat randevu alıp, birebir kendin gidip o an oluşturulan bir kimlik formuyla gerçekleşiyordu. Tam 70 kişi başvurmuştu o ilana.

''DENEYİMSİZ'' lafına inat, gelenlerin çoğu tecrübeliydi muhtemelen. Kendimi bir anda Zeki Başeskioğlu'nun karşısında buldum. O bana bakıyor, beni tanımak istiyordu tabii...

NİYE ? diye soruyor... Neden bu mesleği istiyorsun?

Bendeki cevap şu: ‘Küçüklüğümden beri bebeklerimi hep kumaslarla giydirip annemin örmeye başlayıp bir türlü bitiremediği yün yumaklarla sarıp etek buluz yapardım onlara. En büyük nedenim bu... En büyük hayalim bu... Bir gün büyüyünce bunları profesyonel olarak gerçekte insanlar için yapmayı istiyorum.’

Zeki Bey yüzüme uzun uzun bakıp beni kararlarından haberdar edeceğini söyledi. Muhtemelen olumsuz bir görüşme olduğunu hissederek, hayal kırıklığı  içinde ayrıldım yanından. Sonraki bir hafta umudum artık sıfırlanmıştı... Bu arada Üniversite Sınavında da başarım vasattı. Bir anda kendimi ilk defa Eğitimci bir ailenin hayata bir eksiyle başlayan kızı olarak hissetmiştim. Ama o haftanın sonunda ikinci görüşme için tekrar bir telefon aldım.

Heyecanla ama bir o kadar da umutlanarak gittim o görüşmeye... Zeki Bey o zaman Rumeli Caddesi'nde olan mağazanın içindeydi benim görüşme saatimde. İçeri girdiğimde mağazada çalışan ekip ile görüşme yapıyordu. Beni görünce yanına gitmemi işaret etti. Biraz utanarak, biraz da tedirginlikle kalabalık personel topluluğunun arasından geçerek yanına gittim. İşe alındığımı beni personele tanıştırırken öğrenmiş oldum. Çok şaşırmıştım...

 

Bu kadar basit miydi benim hayallerime ilk adımı atmam ?
Sabırsızlık burcumun özelliği olduğu için dayanamadım ve acemilikle bu sefer ben, beni niye seçtiklerini sordum. Sorarken o kadar korkmuştum ki neredeyse sesimi ben bile duyamadım.

Aldığım cevap şuydu:
‘Seni seçtik, çünkü hayallerinin peşindesin.
Seni seçtik çünkü hayalleri olan insanlar herzaman yaratıcı ve inatçı olurlar, hayallerine kavuşmak için azimle çalışır gerekirse öğrenme aşkıyla işin en zorundan başlarlar: ÇÖMEZLİKTEN...
Seni seçtik çünkü gözlerin çakmak çakmak,hayata hazırım öğrenmeye hazırım diyor. Hem de Hayat okulundan mezun olmayı seçerek, en büyük riski ‘aynı benim gibi’ alarak başlıyorsun herşeye.’ diyerek cevapladı benim sabırsız ama aceleci merakımı.

5 sene sonra Triko Firması kurarak ilk GENÇ TRİKOCU oldum. ITKIB tarafından Newyork'a gönderildim. Ve ilk müşterim de ZEKİ TRİKO'ydu... Artık sadece Mayo imal ediyor ve mağazalarına trikolarını dışardan alıyorlardı.

Bana gelince: Artık hayallerime kavuşmuş, HAYAT OKULUNDAN mezun olmuştum. 20 sene mesleğimi icra ettim.

Yarattım... Ürettim... Yılmadım... Düştüm... Yine kalktım...
Ama Hayallerimin peşinden gitmekten asla vazgeçmedim...

NE KAZANDIM?
Kolumda Altın Bilezik...
Özgüven...
Daha ne olsun...
Sevgiler...

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine

Yorumlar

0 göknil baydar 28-09-2010 15:13 #26
Çok sıcak,çok bizden bir hikaye..okuyana yaşayan kadar coşkuyu geçirebilmiş,sa mimi,bir o kadar da yalın ama etkileyici.İşte başarının sırrı burda gizli,sevmek,is temek ve emek vermek.Gül o genç kız bedeniyle ve ruhuyla böylesine cesur olabilmiş,böyle de güzel bir hikayeye sahip olabilmiş çok özel biri.Bir ömür başarı dilerim,sevgile r,tebrikler..
Alıntı
0 sibel 24-09-2010 11:03 #25
İlham veren bir iş yaşamı serüveni..Çok sıcak ve paylaşımcı duygularla yazılmış..Genç arkadaşlara moral verici bir yazı..
Elinize Sağlık
Sibel Aral
Alıntı
0 Cihan 24-09-2010 10:53 #24
Şimdiki gençler armut piş ağzıma düş peşinde... Keşke fark etseler ki esas mutluluk ve tatmin kendi kendine birşeyleri sıfırdan var etmekle geliyor... Ne güzel... Bu hikaye bir ilham kaynağı olmalı!
Alıntı
0 Hakan Şenköken 22-09-2010 22:00 #23
O kadar yalın bir dille ve de sıfır abartı ile yazılmış ki değil eleştiri yapmak, redaksiyonuna bakmak bile en azından insafsızlıktır diye düşünüyorum... Aslında satırlarda gizli olan ciddi ve gerçek bir "BAŞARI ÖYKÜSÜ" . Dolayısıyla , bu öykünden ötürü kutluyorum. Ben olsaydım böylesi bir başarı hikayesinin kahramanı, bu denli yalın bir dille, sadece ve sadece en öz'ünden anlatabilme başarını gösterebilir miydim ?! Dürüstçe söylemem gerekirse hayır! İşte sırf bu sebepten ötürü daha bir saygınlık kazanıyor bu 20 yıllık serüvene ait satırlar....
Hikaye senin!! Kısmen de olsa "şans rüzgarı" arkanda! Ama aslolan, azim ve kararlılık senin! Burcuna rağmen(!)))sabı rsızlığının sana sunduğu cesaret senin! Ve akabinde 20 yıllık bir "başarı öyküsü"nün imzası da senin ! Tebrikler ....
Nice yeni zaferlere ! ...
Alıntı
0 Aydan Aydın 19-09-2010 16:36 #22
Gülüm yazını okuduğum anda çocukluğumuza gittim biran için hayallerini heveslerini düşündüm sonra ilk defileni o defilede sunduğun ilk triko gelinliği o günün heyecanını ve başarmanın keyfini hatırladım.Herzaman çok zevkli ve orjinal şeyler yarattın zevkin ve becerin hayatının heranında kendini gösterdi.Canım benim seni hep takdir ettim yaratıcılığına hep hayran oldum.Şimdide görüyorum ki yazmayı da başarıyosun daha nicelerini okumak için şimdiden sabırsızlanıyor um heyecanının hiç tükenmemesi dileğiyle...
Alıntı
0 çigdem irtem 18-09-2010 11:23 #21
Canım arkadaşım,
Sene kaç olursa olsun hayallerinden ve bunu bizimle paylaşmaktan asla vazgeçme.
Birde yazmakdan...
Sımsıcak, samimi, gerçek.
Eline sağlık.
Alıntı
0 Yesim Damci Hoser 16-09-2010 22:20 #20
Gül,
Ne güzel anlatmışsın herşeyi, yalın, akıcı ve öz.
Deneyimlerinin yepyeni deneyimlere sebep olması dileğiyle...
Yeni yazılarını bekliyoruz.
Alıntı
0 Yesim Damci Hoser 16-09-2010 22:16 #19
Gül,
Ne güzel anlatmışsın, yalın, öz, akıcı.
Deneyimlerinin yepyeni deneyimlere sebep olması dileğiyle...
Yazılarının devamını bekliyoruz.
Alıntı
0 Mükrime Alptekin 16-09-2010 10:29 #18
Harika bir hikaye! bir solukta okudum. 20 yıllık deneyimli bir insan kaynakları yöneticisi olarak ne istediğini bilmenin ve onun peşinde koşmanın önemini göstermesi de çok önemli ve değerli. Gençlerimize ne istediğini bilmenin başarıdaki etkisini işaret ederek iyi örnek olacağına inanıyor, seni kutluyorum. Yürekten sevgilerimle, Mükrime Alptekin
Alıntı
0 zeynep sekban 15-09-2010 22:08 #17
çok içten, samimi... sen gibi..
bayıldım...
çok çok sevgilerimle,
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile