Araçlar
Kayıt Giriş

zamanehatunlari.com

BURADASINIZ: Ana Sayfa » Hikayeleriniz » Hem öğrenci, hem pazarcı, hem de futbol hakemi
Pazar, 20 May 2012
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 26
ZayıfEn iyi 

Hem öğrenci, hem pazarcı, hem de futbol hakemi

e-Posta Yazdır

DERYA ÇAKARDERYA ÇAKAR

Ben Derya Çakar. 18 Kasım 1990 doğumluyum. Yani 20 yaşındayım. Kocaeli Üniversitesi, Rekreasyon bölümü 4.sınıf öğrencisiyim. Annem pazarcılık yapıyor, ona yardım etmek için bende pazarlık yapıyorum ve bir de futbol hakemliği yapıyorum. İşte benim hikâyem;
Aynı anda bi kaç işi birden yürütmeye daha liseyken başlamıştım. Hem okula gidiyordum, hem okul takında olduğum için okul takımın antrenman ve yarışlarına katılıyordum hem de kulüp sporcusu olduğum için kulübün yarış ve antrenmanlarına. Üstelik annem pazarcılık yaptığı içinde okul sonraları anneme yardım etmek için pazara gidiyordum. Lise son sınıfa kadar hayatım bu şekilde devam etti. Lise son sınıfa geldiğimde üniversite sınavı hazırlıkları nedeni ile spora ara vermek zorunda kaldım.

Bu defa da meslek lisesinde okuduğum için staj yapmam lazımdı. Haftanın 2 günü okula gidiyor, 3 günü staja gidiyor kalan 2 günde dershaneye gidiyordum. Fakat anneme yardım etmekten vazgeçmedim, artık anneme yardım etmek için okul ve dershane çıkışları ve staj sonraları pazara gitmeye devam ettim. Dershane öğretmenlerim hayatımın çok yoğun olduğunu ve bu yüzden üniversiteyi kazanma ihtimalimin düşük olduğunu söylüyorlardı. Yine de stajımı başarı ile tamamladım, okulumu derece ile olmasa da bitirdim ve üniversiteyi de kazandım (hem de deneme sınavlarında bile almadığım kadar yüksek bi puanla).

İlk tercihim olan dış ticarete yerleşmiştim. Ama bu beni tatmin etmiyordu. Çünkü ben hoplayıp zıplamayı seven birisiydim ve sporu özlüyordum. Hem sporla için içe olmak hem de iş dünyasında söz sahibi olabileceğim bi bölümde okumak istiyordum. İkisi birden nasıl olacak derken “Rekreasyon “okumaya karar verdim.” Uzmanlık olarak ise Sanayi ve Yerel Rekreasyonu” ile”

Okullar Rekreasyonu ”nu seçtim.
Artık lise yıllarımda olduğu gibi hem okula gidiyordum hem de okul takımında ve spor kulübünde forma giyiyordum. Bir gün bi arkadaşımdan gelen e-posta dikkatimi çekmişti. Korfbol dalında Türkiye’de ilk defa açılacak olan hakemlik kursundan bahsediyordu e-postada. Korfbol’u daha önceden duymuştum, bi kaç dakikalığına da olsa nasıl oynandığını da görmüştüm ama daha önceden ne kendim denemiştim ne de kurallarını biliyordum. Merak bu ya korfbolu daha yakından tanımak için arkadaşımın yollamış olduğu e-postadaki e-posta adresi ile temasa geçtim. Temasa geçtiğim kişi Korfbol Merkez Hakem Kurulu başkanıydı. Kendisi ile biraz korfbol biraz da hakemlik kursu ile ilgili konuştuktan sonra beni Türkiye’de ilk defa açılacak olan korfbol hakemlik kursuna davet etti. Birçok dal hakem olmak için 18 yaşını doldurmuş olma şartını arıyordu, bense henüz 18 yaşına gireli bi kaç ay olmuştu. Yaşımla ilgili herhangi bir sorun olmadığını sorduğumda Korfbol MHK Başkan’ı 17 yaşını doldurmuş olmamın yeterli olduğunu söyledi. Kurs İstanbul’da ve akşamları idi, ben ise Kocaeli’ndeydim ve gündüzleri okula gitmem gerekiyordu. Kursa gitmeyi de çok istediğim için kurs süresince (1 hafta boyunca) gündüzleri okula gittim, akşamüzeri İstanbul’a kursa gittim, kurstan çıktıktan sonra da son trenle Kocaeli’ne geri döndüm. Kurs sonrası yapılan sınavdan geçer not almış ve artık korfbol hakemi olmaya hak kazanmıştım. Türk sporu için kayda değer bi önemi olmasa bile benim için önemli bir şeydi. Nede olsa Kocaeli’nin ilk korfbol hakemi olmuştum.

derya-cakar2Bir süre sonra rahatsızlandım. Yapılan taramalar sonucu doktorum bronşit olduğumu ve astım başlangıcı gözlemediğini söyledi. Süreyya Ayhan, Nevin Yanıt kadar iyi koşamasam da yarışlarda koşarak dereceler, belgeler kazanan bi sporcuydum ve bu haber benim için bi yıkım olmuştu. Artık kendimi işe yaramaz birisi gibi görmeye başlamıştım ve her geçen gün için için kendimi yiyip bitiyordum. Bi gün okulda sporun inşalar için gerekliği üzerine konuşurken bölüm başkanımız HİF hakemliğinden (Herkes için Futbol hakemliğinden) bahsetti. HİF hakemliği aklıma takıldı neyse ki o dönemin futbol il temsilcisi bizim okulda öğretim görevliydi, gittim kendisinden bilgi aldım. Federasyona müracaat ettikten bi kaç ay sonra eğitime çağırdılar. Eğitimi tarihi yaklaştıkça beni heyecan basıyordu ve bu heyecan son bi kaç gün kala korkuya dönüştü. Öyle korkmuştum ki eğitme bi gün kala eğitime gidip futbol hakemi olmaktan vazgeçmeyi düşünüyordum. Anneme bunu söylediğimde çok kızdı ve bi şekilde beni motive etti. Eğitime gittim, eğitim sonrası yapılan sınavdan da gerekli notu alarak futbol hakemi olmuştum. Sporculuk hayatım ve korfbol hakemliği artık geride kalmış, hayatımda yeni bir dönem başlamıştı.

Futboldaki acemiliğim nedeni ile ilk başlarda sürekli hata yapıyordum, tribünlerden sürekli küfürler ediyorlardı. Hatta ilk maçımda yaptığım hata yerel basının spor sayfalarına haber olmuştu. Bu yüzden bazı erkek futbol hakemleri benimle alay ediyorlardı. Benimle alay ettikleri için üzülüyor olsam da onların bu tutumları beni daha da motive etti. Kısa sürede kendimi toparlamayı başardım. Performansım giderek arttı, gözlemci notlarım yükseldi, birlikte maça çıktığım hakemlerin ve maçına çıktığım kulüplerin yöneticilerinden olumlu geri dönüşümler gelmeye başladı, tribünlerden artık küfür yerine ilan-ı aşk ediyorlar. Hakta eskiden yaptığım hatalar nedeni ile benimle alay eden hakemler bile birlikte maça çıkacağımız zaman maç öncesi “hocam neyi nerede yapacağını biliyorsun, sana güveniyoruz” demeye başladılar. Ara sıra küçük hatalar yaptığım için takılanlar olmaya devam etse bile artık üzülmüyorum, esprili şekilde cevaplar veriyorum. Bazı zaman oluyor kendi yaptığım hataya herkesten önce kendim gülüyorum. Bu sayede de yıpratıcı bi işim olmasına rağmen eğlenmiş oluyorum. Tabi ara sıra utandığım zamanlarda oluyor. Mesela bi gün maçın ilk yarısı bitti, hakem odasına gittik ilk yarının değerlendirmesi ve ikinci yarının hazırlıklarını yaptık. Devre arası bitince yeniden sahaya çıktık. Yardımcı hakem olduğum için her devre başlangıcı kaleyi kontrol etmem gerekiyordu bende hızlıca gittim kaleyi kontrol ettim. Sonra yine vakit kaybetmemek için hızlıca yerime doğru koşuyordum ve birinin tribünden “ bayan hakem seviyorum seni, görüşürüz aşkım” diye bağırdığını duydum. Annemle babamda o sıra tribünde oldukları için çok utanmıştım.

Hayatımdaki bütün değişimlere, olup biten bi çok şeye rağmen beni ben yapan şeylerden hiç vazgeçmedim. Çok yakında (Ramazan bayramdan 1 hafta sonra)yaz tatili bitip okullar açılacak ve ben yine okul çıkışlarında anneme yardım etmek için pazara gideceğim, maçım olduğu zamanda hakem formalarını giyip sahaya çıkacağım. Aynı anda bi kaç işi birden yürütmek marifet isteyen bir şey mi yoksa zamanın gereğinden mi bilmem ama ben böyle bi hatunum işte. :)

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine

Yorumlar

0 Levent Özkasap 11-09-2010 09:53 #1
değerlendirmede butanuna tıkladığım halde verdiğim oy gözükmüyor?
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile