Araçlar
Kayıt Giriş

zamanehatunlari.com

BURADASINIZ: Ana Sayfa » Hikayeleriniz » Başarılı oldum mu bilmiyorum
Pazar, 20 May 2012
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfEn iyi 

Başarılı oldum mu bilmiyorum

e-Posta Yazdır
1981 yılında İzmir’de doğdum. İlkokul ve ortaokulu bitirdikten sonra lise sınavlarına girdim ve Bursa Öğretmenlik Anadolu Lisesi’ni kazandım. O zamanlar İzmir’de ikamet ettiğimizden dolayı gidemedim. Oysa ki öğretmen olmayı özellikle matematik öğretmeni o kadar çok istiyordum ki; ilk adımını atmanın heyecanı sarmıştı her yanımı. Bursa’da bulunan eniştelerim aileme Şebnem orada yapamaz deyince, ailem göndermedi. Belki de hayatımın ilk kaybı burada başladı. Puanım çok yüksek olduğundan ve yabancı dil öğrenmek istediğimden İzmir Konak Anadolu Sekreterlik Meslek Lisesi’ne kaydım yapıldı. Üniversite de kazanır öğretmen olurum dedim. O kadar ki matematik öğretmenimizden rica ederdim arada dersi anlatmak için. O da kırmazdı sağolsun. Üniversite sınavlarına gireceğimiz sene YÖK, katsayı uygulaması çıkardı. Sınıf birincimiz hariç hepimiz iki senelik üniversiteye mahkum olduk. Hayallerim birkez daha suya düştü öğretmen olma yolunda.

Üniversiteyi bitirmek için büyük bir firmada staj yapmaya başladım ve bu arada ailecek Bursa’ya taşındık. İki aylık staj sonunda okulum bitti ve işverenlerimin kadro açığı olduğunu ve burada işe devam edip, etmeyeceğimi sormalarıyla burada çalışmaya başladım. Öğretmen olamamıştım ama kariyerime şanslı başlamıştım çünkü hiç aramadan iş bulan nadir birkaç insandan biriydim. İnsan Kaynaklarına bağlı olarak Kurumsal İletişim Sorumlusu olarak çalışmaya başladım. Seneler seneleri kovaladı ve süre zarfında ben kendimi epeyce geliştirdim. Kariyer hedefimi İnsan Kaynaklarına çevirdim ve müdürümün tüm tecrübelerini kendime olabildiğince aktarmaya çalıştım. Gördüm ki, iki senelik üniversite yeterli değil yükselebilmem için tekrar sınavlara girip açıköğretimden eğitimime devam etmeye karar verdim. Bu arada evlendim ve iş sorumluluğuma, ev ve iş sorumluluğu da eklenmiş oldu. Alışmam zor olmadı çünkü eşimde her konuda bana destek oldu. Hayat devam ederken evliliğimin ikinci senesinde bir de dünyalar güzeli kızım katıldı aramıza. Ev, iş, eş ve bebeğim ile çok zorlu ve bir o kadar da zevkli bir dönemece girdim.

Bazı dönemlerde en çok maddi açıdan zorlandım. Eşimin kendi işi olduğu için zaman zaman yolunda gitmeyen zamanlarımız oldu ve tüm yükü sırtlamam gereken zamanlardan geçtim. Ama sabrettim, herşeyin birgün düzeleceğine hep inandım. Nitekimde öyle oldu. Sabrın sonu selamettir diye boşa dememiş atalarımız. Bu süreç bana çok büyük tecrübe olarak geri döndü. Artık unutmayacağım üç S’im var hayatta. Sevgi, Saygı, Sabır...

Şu an üniversitede maliye bölümü üçüncü sınıf öğrencisiyim. Okulu bitirmeme az kaldı. Ders çalışmak için zamanım çok çok az ama başarmalıyım. Hedeflerimle beraber sorumluluklarım da büyüdü çünkü. Terfiden çok öncelikli bir gayem var artık. Kızıma en iyi geleceği sağlamak. Belki de sonra olacak çocuklarıma da. Bunun içinde çok çalışmalıyım. Özellikle bu zamanda başarıyı elde etmek o kadar zorlaştı ki; O yüzden başarılı oldum mu bilmiyorum? diye soruyorum hala. Sanıyorum ki başardım demek için çok erken. Gün geçip yaşlandığımda öncelikle çocuklarımı daha sonra kendimi iyi bir yerde, kimseye muhtaç olmadan yaşadığımızı görürsem şayet o zaman BAŞARDIM diyebileceğim.

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile