Araçlar
Kayıt Giriş

zamanehatunlari.com

BURADASINIZ: Ana Sayfa » Hikayeleriniz » Hayallerimiz
Pazar, 20 May 2012
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 18
ZayıfEn iyi 

Hayallerimiz

e-Posta Yazdır

BANU ELMASOĞLU BANU ELMASOĞLU
Hayat öyle garip bir döngü ki , ne zaman ne ile karşılaşacağımızı , bizi neyin beklediğini asla bilemiyoruz.. Planlarımız, 20 li yaşlarda kendimiz için hayalini kurduğumuz  gelecek , bazen hiç gerçekleşmiyor ya da umduğumuzdan fazlasını elde ediyoruz .. Önemli olan her durumda ışıltımızı , yaşama sevincimizi kaybetmemek, mutlu olmayı becerebilmek ve o an sahip olduğumuz her ne ise ona sımsıkı sahip çıkmak..Bu bazen sadece kendinize olan inancınız bile olabilir.

Hani küçükken sorarlar ya, büyünce ne olacaksın diye,  ben de bizim jenerasyondaki çoğunluk ailenin çocukları için öngördüğü, hayalini kurduğu meslek olan doktorluğu söylerdim. Büyük bir coşkuyla ‘’ ben büyüyünce çocuk doktoru olacağım’’ derdim... Bu benim değil şartları yüzünden hevesleri olmasına rağmen ortaokuldan sonra okuyamamış anne ve babamın isteği idi aslında. Sonra, sadece kendi kendime hayalini kurduğum, kimseye söyleyemediğim şarkıcılık hevesim ortaya çıktı. Sesimi öyle beğenirdim ki  bir gün birinin beni keşfedeceğine adım gibi emindim.. Öyle bir şey olmadı tabii ki. Ardından 8-9 yaşındayken utanmadan aşık olduğum eniştem yüzünden mimar olmaya karar verdim, ama mimar olmak için matematik, fizik gibi derslerin önemli olduğunu öğrendiğimde hızla bu hayalimden de uzaklaşmak durumunda kaldım.

Son hayalim ise lise 2 de okuduğumuz felsefe , sosyoloji gibi derslerin etkisi ile psikolog olmak idi.. Bu hayalimden neden vazgeçtiğimi hala bilmiyorum .. Üniversite tercih listesini yazarken kendimi işletme, iktisat gibi bölümler yazarken buldum.

Bazı olaylar vardır , sizin çok uzağınızda gerçekleşmiştir.. belki bir gazetenin 3. sayfasında okursunuz ya da bir arkadaşınızın bir tanıdığının başına gelmiştir.. ama duyduğunuz ya da okuduğunuz anda içinizde o anda fark etmediğiniz bir şeyleri yerinden oynatır .  Bana da tam olarak böyle oldu .  Üniversiteyi bitirip yatırım bankacısı olma hırsıyla master yaparken, benimkilere benzer  hayalleri olan ve hayallerini gerçekleştirmek için çok mükemmel bir eğitim almış, adaşım gencecik bir kızın daha mesleğine adım attığı ilk günlerde ondan başka kimsenin burnunun kanamadığı bir kazada öldüğünü  bir gazetenin  3. sayfasında okudum. Sonradan bu mükemmel yetiştirilmiş, ailesinin biriciği , öğretmenlerinin gözbebeği genç kızın en yakın arkadaşlarımdan birinin kuzeni olduğunu öğrendim.. Hikayesini bir de ondan dinleyince bende yarattığı etki inanılmaz oldu... Hayatın ne kadar kısa olduğunu , hırslarımızla hayatı ne kadar çekilmez hale getirdiğimizi , başarılı olma saplantısı yüzünden bazen yaşamayı unuttuğumuzu , iyi bir iş , güzel bir kariyerin  amaç değil aslında keyifli bir hayat sürebilmek için araç olduğunu , bir yerlerde yönetici ya da patron olmanın değil sevdiğimiz bir işi yapmanın önemli olduğunu anladım . Ve zaten asla benim olmayan , sadece cazibesine kapıldığım bankacılık hayalimden vazgeçiverdim .

Şimdi nerde miyim  ?  Dışarıdan bakılınca hiçbir yerde.. meslek hayatım hiç de parlak başarılarla dolu değil. Daha çok rüzgar beni nereye sürüklerse oraya gitmiş gibiyim.. Ama hep mutlu olduğum ortamlarda çalışıp, işimi severek yaptım .

Ve şimdi , 40 yaşıma sadece 1 sene kalmışken,  bu kadar ilham verici hikayeyi okumuş olmanın da verdiği cesaretle ilk ve tek gerçek hayalimin peşinden gitmeye karar verdim..
Kim bilir belki bir gün iş hayatının hırslı ve stresli ortamlarından mutsuz olmuş bir hemcinsimizin karşısına psikologu olarak çıkarım.

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine

Yorumlar

0 senem 26-08-2010 13:57 #1
Ben de Banu hanım gibiyim. bir bankacıyım. aslında okurken de kendimi buldum yazıda diyebilirim. ben de 30'una yaklaşmış biriyim :)
kucukken ben de bir dönem doktor olmak istemiştim. sonra bir ara dansöz olacagım derdim. ama bir gün televizyonda buz pateni izleyince bu hevesim geçti ondan da buz pateni izlerken fayansta kayarken kafamı carpmam vazgeçirdi bu fikrimden. hep hayalim tiyatrocu olmaktı. aslında hala geç değil. oyuncu olmaktı. üniversiteye girerken de sinema televizyon yazmak istediğimde -aslında hiç de öyle bir ailem yok ama- "Artiz mi olacan Başımıza" gibi bir laf üzerine çok soğudum iteleye iteleye işletmeyi bitirdim. hep hayalini kurdugum bankadayım. hala hayalim mi? oyuncu olmak. bende bu yetenek varken oyuncu olmak:)
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile