Araçlar
Kayıt Giriş

zamanehatunlari.com

BURADASINIZ: Ana Sayfa » Hikayeleriniz » Bu kız nereye koşuyor diyenlere cevaben
Pazar, 20 May 2012
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 28
ZayıfEn iyi 

Bu kız nereye koşuyor diyenlere cevaben

e-Posta Yazdır

Rumuz: MÜSTAKBEL CEO

1983 yılında bir kış günü annemin korkuyla bezeli sancıları ve doktorların panikleri eşliğinde dünyaya gelmişim. Çünkü bendeniz, anne karnında ilk taklamı atarak göbek kordonuma bir düğüm atmışım. Bu da bir an evvel doğmam için oldukça geçerli bir neden olmuş. İlerleyen hayatımda, atamadığım her takla ve sonucunda eksi not aldığım her beden eğitimi sınavında, annem bana bu geçmiş başarımı hatırlatır. İlk taklam benim hayatta hep hareket halinde olacağımın en önemli göstergesi olmuştur.

Kendimi bildiğim bileli durduğum bir anı bile hatırlayamıyorum. Ailemin meslekleri de bu hareketi destekledi. Hayatımın büyük bir bölümü farklı farklı şehirler, okullar ve insanlarla geçti. Hiç bir yere alışma gibi bir şansım yoktu, geçici olduğunu hep bildim. Durak yoktu ben ring sefer yapıyordum, ama başladığı noktaya dönmeyen ilginç bir ring sefer. O yüzden durmak bünyemde hep rahatsızlık yaratmıştır. Gelişmediğimi ve kendime bir şey katmadığımı hissettiğim her gün, çoğu kez ruhumun kabına sığmadığı gerçeğiyle yüzleşiyorum. Bu sürekli çabalama hali benim adeta varoluş amacım oldu. Bir şeyin yapılamaz olduğuna hiç inanmadım, sadece doğru şekil ve dozajda çaba gösterilirse her şey yapılabilirdir.


Bunu ilk deneyimlediğim örnek, kötü not aldığım fen bilgisi dersiydi, notum beni adeta şoka soktu. Ne kadar ağladığımı şuan bile gayet net hatırlıyorum. Ağladım çünkü takdir belgesi alamayacak olma ihtimali yanı sıra ilk defa haksızlığa uğradığımı hissetmiştim. Kendi kriterlerime göre yeterli emek vermiştim ama olmamıştı. Bu benim ilk “başarısızlıkla” tanışmam oldu. O sınav ve akabinde gelen öğretmenler toplantısında, aileme anlatılan kişi, ben değildim. Öğretmen bana kendi penceresinden bakmış ve elindeki veriyle değerlendirmişti. O gün bir karar aldım, taktiğimi değiştirip, hocamın penceresinden bakmaya karar verdim. Ders İngilizce işleniyordu ve hoca yazdırdığı her şeyi kelime kelime istiyordu. En önemli nokta kendi cümlelerimi kurmamam gerektiğiydi. Stratejimi geliştirdim. Tüm kitabı bir kasete okudum ve her gece yatmadan önce dinledim. Her gün okula giderken yazdığım kartlardan, satır satır bütün defteri ezberledim. Ve sonuç beklenen şekilde oldu, sınıfın en yüksek notlarından birini aldım. En dipten en tepeye bu sıçrayış zannetmeyin ki hocamdan takdir sözleri duymamı sağladı. İlk veli toplantısında babama çocuğunuz istikrarsız dediğini öğrendim.

Bu lafın beni olumsuz etkilediğini söyleyemem aksine istikrarsız sözcüğü bende uygun çabalama şeklini bulursan başarırsın fikrine çapalandı. Anladım ki; başarı başkasının ne düşündüğünden çok benim ne hissettiğimle alakalı. Bu deneyim bana bütün iş hayatımda bir yol gösterici oldu.

Üniversiteyi bitirene kadar sanki otomatik pilottaymışım gibi geliyordu. Önümde çizili bir yol vardı ve ben ondan gidiyordum. Sorgulamama gerek yoktu. Sadece geçmem gereken sınavları geçerek ilerliyordum. Ne zaman ki okulum bitti. Önüme çizilmiş yol bir anda sona erdi. Kendimi bir ormanın önünde tek başıma buldum. Ne aradığımı ve nasıl arayacağımı bilmeden, iş arama maratonuna başladım. Üniversiteden mezun olalı 6 ay olmuştu. Girdiğim her mülakat bana eziyet gibi gelmeye başlamıştı. Amatörlüğümün farkındaydım ama tecrübe kazanmamın tek yolu bolca görüşmeye gitmekti. Tablo parlak değildi. Her biri bir macera olan iş görüşmelerim bir kitap olacak nitelikteydi. Oldukça fazla ilginç tecrübe biriktirdim.

Yinede kendi kendime motivasyonla sektörden uzak kalmamak adına her aktiviteye dahil oluyordum. Kurslar, fuarlar, seminerler akla gelen her türlü branşımla ilgili uğraşın gönüllüsüydüm. Ve bir gün yıllık olağan fuar ziyaretimi gerçekleştirirken, o ilk fırsatımla kucaklaştım… İşte o meşhur fuarda Teknoloji istihdamı ve Avrupa Birliği konulu bir seminere katıldım ve ilk işim bana orda söz almamla geldi. Aynı anda birkaç işverenden görüşme teklifi aldım. Kendim olarak, en doğal halimle görüşme şansı kazanıp akabinde işe girmiştim. İlk iş yolculuğum beni tecrübesizlikten kurtardı ve ne istediğime karar vermemde bir sıçrayış oldu. Gerçekten çok çok düşük bir ücret alıyordum ve tamamını dil kursuna veriyordum ama bu beni başlarda rahatsız etmedi. Ta ki orada kendime katacaklarımın sonunun geldiğini düşündüğüm güne kadar o zaman içimi bir huzursuzluk kapladı.

Nereye gidiyorum dedim?
İdeallerim büyüktü ama elimdekiler ideallerime oranla az gelmeye başlamıştı. Ani gibi görünen ama aslında düşünerek alınmış bir kararla yüksek lisansa başvurdum. Gerekli aşamaları kademe kademe atlayıp sonunda kabul edildim. Teknik üniversite benim tüm bakış açımı değiştirdi. Bilinçli bir şekilde hem okul, hem bölüm seçmiştim. Bölümüme gerçekten aşık oldum. Bana okulda öğretilenlerin, profesyonel hayatta birebir kullanabileceğini gösterdi. Hocaların sektör bilgisi büyük saygı uyandırdı. Bu doğru seçim benim hayatımın dönüm noktası oldu. Okulda ders dışında geçirdiğim vakitlerin tamamına yakınını öğrenmeye adadım. Sevdiğin bir şeyin arkasından gitmek hissini tüm hücrelerimde hissettim. Bu bende bir tutku oldu.

Sonra büyük bir holdingde oldukça kapsamlı ve ciddi bir görevde öğrendiklerimi yaşama dökme fırsatı buldum. Bazı zamanlar yadırgandığımı fark ettim her şeyi değiştirmenin bir yolu olduğunu düşünen biri pek alışılagelmiş değildi. Birinci yılın sonunda kendimi keşif yolculuğumda desteğe ihtiyaç duydum, hayatıma iki profesyonel kariyer koçu dahil oldu. Amatörce hazırladığım vizyonum, profesyonel onaylardan geçmiş oldu. Gelecek tablomu çizdim artık hayalimin peşinden koşuyorum. 1,5 ay evvel bu hayalimin ilk mihenk taşı olan Stratejik Planlama departmanına geçtim. Ama bu dışarıdan bakan birinin söyleyeceği gibi şans ya da mucize değildi. Bunun için oldukça çabaladım. Hafta sonu, iş çıkışı sürekli kurslara gittim. Yabancı dil sayımı 4’e çıkardım. Zihnimi ve kendimi sürekli hareket halinde tutmaya gayret ettim. Çok fazla hayaline kavuşmuş insanla yolum kesişti, kesişmediklerimle de karşılaşma fırsatları yarattım. Onlardan ilham aldım. Bana verilen her değerli mesajı iyice hayatıma nüfuz ettirdim. Umutsuzluğa düştüğüm anlarda oldu, hatta tam artık yolun sonuna geldik derken, arzuladığım departmana geçiş talebime aylar sonra olumlu yanıt aldım. Ben dahil çevremdeki tüm yakınlarımı şaşırtan bir gelişmeydi. Ama denklem basitti. Benim hazırlığımın, fırsatla buluşmuştu. Şuan nereye yol aldığımı biliyorum ve her türlü detay adeta bana yol gösteriyor.

Varacağım liman zaten orada beni bekliyor. Önemli olan nihai hedeften ziyade yol alırken yaşananlar ve yaşanılanların senteziyle oluşmuş birikimim olacak. Hiç bir şeyi pas geçmeyerek ve çevremden sürekli yenilikler entegre etmeye özen göstererek yol alıyorum. Kendi hayat oyunumun her bölümünü, finali kurguladığım halde bende merakla bekliyorum. Çünkü final takip eden bölümlerde her an farklı gelişebilir. Sahne dekoru değişebilir, yeni oyuncular girebilir ya da başrol başka bir oyuncuyla paylaşılabilir. Hayatı gizemli ve mucizevî kılanda aslında her şeye rağmen bu belirsizlik.
Beni izlemeye devam edin.

Paylaşmak ister misin?:

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine

Yorumlar

0 Serdar 19-08-2010 10:39 #5
27 yaşına kadar yaşadıklarını bu kadar güzel anlatabiliyorsa n, devamını da merak ediyorum.
Bu tecrübe ve birikim artıkça daha güzel yazılar göndereceğine eminim.
Umarım hayatın belirsizliğine olan heyecanın hiç bitmez.
Alıntı
0 akb 18-08-2010 13:19 #4
seni yakinen taniyan biri olarak..her zaman hareket halindesin cok dogru..nereye kosuyo bu kiza cevaben güzel bi yazi olmus..eline saglik...:)devamini bekliyoruz bu güzel yazilarin...
Alıntı
0 velit dmet 16-08-2010 18:37 #3
best one of years
Alıntı
0 ömer çalış 16-08-2010 16:35 #2
83 doğumlu olduğuna göre daha 27 yaşında olmalısın. 27 sene bu kadar güzel anlatılabilir. gerçekten üst düzey bir yazı olmuş sadece okuması güzel değil aynı zamanda eğitici devamını bekliyoruz
Alıntı
0 asli 16-08-2010 15:02 #1
Okuduklarım film şeridi gibi gözümün önünden geçti, tabi bilmediklerim de vardı:)
Çok beğendim, lütfen devam et yazmaya...
Alıntı

Yorum ekle


Güvenlik kodu Yenile